≡ Menu

Rüyalarının Esiri

”Rüyalar özgürdür, oysa günlük hayatımızda zorunluluklarla hareket ederiz. Uyanık hayatımız uzlaşma sanatıyla yürütülürken, rüyalarımız her şeyi göze alır. Hem nasıl hastalık onun düzyazısıysa, rüyalar da hayal gücünün şiiridir.”

Zamane bir Candide’in hatıraları üslûbuyla kaleme alınan bu romanın kahramanı Hippolyte, zorlayıcı bir hayal gücünün ürünü olan rüyalarını, ‘gerçek hayat’taki şaşırtıcı deneyimlerinden ayıramayan bir ömür sürmüş ve ruhunun hem hayırsever hem de caniyane taraflarının hedefi olan Frau Anders’in bir gölge gibi takip ettiği hayatının sonuna gelmiştir. Artık yaşlandığı için de, cinsel dürtünün yok olmasının getirdiği huzurla daha az acı çekip daha çok düşünmekte ve rüyaları aracılığıyla bir bilanço çıkarmaya girişirken zihnini kurcalayan esas soruyla boğuşup durmaktadır: ”Hepimiz farkında olmadan ölümden sonraki bakış açısını yakalamaya çalışmıyor muyuz?”

Daha önce Türkiye’de Amerika’da, Yanardağ Sevgilim, Ben Vesaire ve Ölüm Tüneli adlı kurgu kitapları da çıkan Susan Sontag‘ın ilk defa 1963’te yayımlanan ve bütün dünyaya eşsiz bir yazarı tanıtan bu ilk romanı Rüyalarının Esiri, fikirler hakkında eğlenceli, rahatsız edici ve derin bir roman…

 

Romanın özgün adı: The Benefactor
Türkçesi: Mefkure Bayatlı
262 sayfa
1. basım: Mayıs 2006
(tükendi)
Dünya Edebiyatı: 15
Agora Kitaplığı: 113

 

 

“Romanlarım, düşünceler halinde aklımda değil. Onları tasarlayıp notlar alırken öğreniyorum. Yalnızca yazılırken var oluyorlar; ondan önce bomboşum. İnsan nasıl aklında yarışamazsa öyle, başlamak için işaret verilmesi gerek” (Susan Sontag, 12 Haziran 1961, Yeniden Doğan, Günlükleri’nin 1. cildinden)

 

“Susan Sontag Ağustos’ta (1961) bir aylığına Atina’ya ve İdra adasına gitmişti. Günlüklerinin bu kısmında, bu yolculukta tuttuğu notların yanısıra ‘Hippolyta’nın İtirafları’ başlığı altında karaladığı bazı karakter eskizleri, olay örgüleri, pasajlar var. Bunlar sonradan SS’ın ilk romanı The Benefactor’a [Rüyalarının Esiri] dönüşecek” (oğlu David Rieff’in notu, Yeniden Doğan, Günlükleri’nin 1. cildinden)

 

“Romanın baş karakterinin adı Hippolyta’ydı; buradaki H. karakteri, Sontag’ın ilkgençlik yıllarında lezbiyenliğini keşfettiği sevgilisidir” (bkz. Yeniden Doğan, Günlükleri’nin 1. cildi)

 

Susan Sontag‘ın Agora Kitaplığı’ndan çıkan diğer kitapları:

Yoruma Karşı (2015)

Bilinç Tene Kuşanınca (Günlükler ve Defterler – 2, 1964-1980) (2015)

• Satürn Yıldızı Altında (2013)

Yeniden Doğan (Günlükler ve Defterler – 1, 1947-1963) (2013)

• Fotoğraf Üzerine (2008)

 Ölüm Tüneli (2006)

• Metafor Olarak Hastalık – AIDS ve Metaforları (2005)

• Başkalarının Acısına Bakmak (2004)

 

Oğlu David Rieff’in, Susan Sontag‘ın ölüm günlerini anlatan kitabı için bkz:

• Ölüm Denizinde Yüzmek (2008)

 

Yazar hakkında:

• “Okuruna Cesaret Aşılayan Bir Yazar Olarak Susan Sontag” (Osman Akınhay, Milliyet Sanat, 1 Şubat 2005)

 

Sonraki yazı:

Önceki yazı: