≡ Menu

“Mithat Çınar’ın Ardından – Sevgiliye Mektuplar” (Mustafa Soylu)

Yeryüzünde başka hiçbir çift böyle bir görev üstlenmemiştir. Birbirinden birer insan yaratmak“*

Zor zanaat bir insan yaratmak. Hele de sevgilerden.

mithat cinar

Kayıplar nedense hep gecede gelir. Gecede haber verirler. Çaresizsindir.

Ya kazandıklarımız?

Bir şehri büyütendir kazandığımız insanlar.

Mithat Çınar, Rosa Luxemburg’un Sevgiliye Mektuplar kitabının tasarımını yapan adam. Yaptığı yüzlerce kitap tasarımı yanında ayrı bir önemi var bu kitabın. Kitabın kapağını gördüğümde aklıma düşen Nilgün Marmara’nın Daktiloya Çekilmiş Şiirler kitabı oldu. Aynı mor tondan bakıyordu kapaktaki her iki kadın. Biz başardık diyorlardı… “Ya insan yaratacağız ya da çekip gideceğiz.”

Mithat Çınar çekip gidenlerden oldu.

“Burada olmayı seviyorum” diyenlerin kirpiklerinde sis olduğu zamanlarda yaşadı. Kötü zamanlarda.

O kötü zamanlarda anlatılan öykülerden biriydi nar’ın öyküsü…

Adam bu zamanlarda nar dedi. Kadın en sevdiği araba markasının mini coper olduğunu söylerken. Adam arabayı bildi, kadın nar’ı. Adam kadınla hayaline gitti. Kadın “aşk” kitabıyla geldi, adam “varolmayan şovalyesiyle”. Adam aşktı, kadın varolmayan. Aşkı hayalinde bıraktı ve dönüşte bir fotograf çekti. Mini coper üzerine çizili bir semazen.

Bu fotografı yoğun bakımda Mithat abiye gösterdim. Yüzündeki son bir gülümsemeyle “Hayat tesadüflerdir Mustafa” dedi…

Hiçbir şey tesadüf değildi. Ne Sevgiliye Mektuplar ne de mini coper üzerindeki semazen.

111

Bu güzel insanı 15-16 Haziran’da kaybettik. İnsan ancak böyle bir günde ölebilirdi. Yani ölemezdi.

Mithat Çınar’ı yıldızlara uğurluyoruz. Sevmediği bir şairin güzel bir şiiriyle:

Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir 
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa 
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa 
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir.

Bu şehirden öcümüzü alacağız. Bir insan yaratmak için.

(http://www.sendika.org/2009/06/mithat-cinarin-ardindan-sevgiliye-mektuplar-mustafa-o-soylu/)