≡ Menu

Kurbağa Yağı Satıcısı

Akira Kurosawa Raşomon, Yedi Samuray, Ran, Kagemuşa ve Düşler adlı filmleriyle 20. yüzyılın dev sinemacıları arasında eşsiz bir yere sahip olan ve kamerasını her zaman ‘insanlığın büyük serüveni’ne çeviren nadir yönetmenlerden. Kendisinin ‘otobiyografi gibi bir şey’ diye nitelediği bu kitabındaysa, hayatının başlıca dönüm noktalarını, onu sinemanın büyülü evrenine sokan ağabeyiyle ilişkisini, ilk ustası bildiği Yamomoto’dan öğrendiklerini, kurbağanın ayna kaplı bir kutuya konduğunda kendi görüntüsünü değişik açılardan seyrederken hayretler içinde salgıladığı sıvının 3,721 gün bir söğüt dalıyla karıştırılarak kaynatılmasıyla elde edilen ‘harika iksir’ kıvamında diye tanımladığı sinemasını bir masal tadında anlatıyor…

İkinci Dünya Savaşı’nı kaybedeceğini anlayan bir ulusun, toplu harakiriyle ‘Yüz Milyonun Onurlu Ölümü’ne hazırlandığı bir ülkede büyüyüp, Ağustos’ta Rapsodi gibi hümanizm başyapıtları çıkartan bir yönetmenin hikâyesi…

 

Türkçesi: Deniz Egemen
240 sayfa
1. basım: Temmuz 2006
Fiyatı: 23 TL
Sinema: 11
Agora Kitaplığı: 120

 

“Sinema ya da sanatın diğer alanlarındaki kuramsal incelemeler kadar, bazen bu alandaki yaratıcıların özyaşamöyküleri ile harmanlanmış otobiyografileri çok değerli çalışmalara dönüşebiliyor. Akira Kurosawa’nın Kurbağa Yağı Satıcısı adlı çalışması buna en iyi örnek. Kitabın Türkiye’deki genç sinemacılar için farklı bir etkisi olduğunu düşünüyorum. En azından benim ve benim kuşağım için 90’lı yıllar Türkiye’sinde böyle olmuştu. Özellikle 30’lu yıllar Japonya’sındaki genç Akira ile 90’lı yıllar Türkiye’si arasındaki 60 yıllık zaman farkına rağmen enzerlik dikkat çekiciydi.” (Özcan Alper, Evrensel Kültür kitap eki, 7 Kasım 2014)