≡ Menu

Jean-Luc Godard

“Sinema bir düş ya da hayal ürünü değildir. Sinema hayattır. Ben filmlerle hayat arasında bir fark görmüyorum. Mesela cinsellik de, hayatta ne rol oynuyorsa sinemada aynı rolü oynar. Aynı sebeple, bir filmin sembolik olabileceğine ihtimal vermem; çünkü bir film, gerçeğin fotoğrafının çekilmesidir. İyi bir film yapmak, problemleri farklı biçimde ortaya koyma meselesidir. Siyasal bir film yapmak istiyorsanız, kuşkuları ortaya koymak zorundasınız. O yüzden eleştiriyi de film yönetmeninde değil, filmin içinde aramalısınız.

438) jean-luc godard

“Öte yandan, film hem bir deneyimdir hem de bir gösteri işidir. Gösterinin açıklanacak bir tarafı yoktur. Bugün yaygın olan eğilim, filmlerde sözlerin önce, görüntülerin sonra gelmesidir. Oysa olması gereken bunun tam tersidir. Bizim bir kez daha görüntülerle düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor; filmler o zaman daha gerçekçi olacaktır.

“Ben aşk arayışı içindeyim, fakat çalışma aracılığıyla. İnsanlar aşkla işi ayırmaya çalışıyorlar, oysa ben bunun mümkün olduğu kanısında değilim. Filmler, insanın içine bakmayı sağlayan yegâne şeylerdir. Ben, gerçek ülkesi dil, toprağı ise filmler olan birisiyim. Biz kadınlara âşık olmadan, paraya âşık olmadan, savaşa âşık olmadan önce sinemaya âşık olduk. Bana hayatı keşfettiren sinema oldu ve biliyorum ki aşksız film olmaz.”

 

Türkçesi: Selim Özgül
268 sayfa
1. basım: Şubat 2014
Fiyatı: 25 TL
Sinema: 438
Agora Kitaplığı: 84

 

KİTABIN İÇİNDEKİLER:

Jean-Luc Godard ve “Hayatını Yaşamak”
Jean-Luc Godard: Hayat ile Sinema Arasında Hiçbir Fark Yoktur
Godard ve Devrim
Açı ve Gerçeklik: Godard ve Gorin Amerika’da
Hızla Yayılan Söylenti
Yeni Dalga’nın Jean-Luc Godard’ı İçin Yeni Bir Doğrultu
Godard: Yeniden Doğan Film Yönetmeni
Godard Eve Dönüyor
Film Eleştirisinin İktisadı: Bir Tartışma
Havuçlar Pişmiş: Jean-Luc Godard’la Bir Söyleşi
Bir Kameranın Doğuşu
Beşinci Döneminde Godard
Jean-Luc Godard’a Konular Değil, Fikirler İlham Veriyor
“Bir Film Yapmak, Ütopya Değildir”

jean-luc godard interviews kapagi

 

JEAN-LUC GODARD’DAN SEÇMELER:

• “Ben bir karakterin tarihini daima duygusal bakış açısından izlerdim; izleyicilerin o karakteri anlamasını ve birlikte olmasını sağlamaya çalışırım.”

• “Tiyatroyla sinema arasında hiçbir fark görmüyorum. Hepsi tiyatrodur. Bir filmin yapıldığı yere tiyatro demezsiniz de ne dersiniz?”

• “Bir filmde oynayan oyuncunun yerinde başka bir oyuncu olsaydı, o tamamen başka bir film olurdu.”

• “Şimdi anlıyoruz ki, Eisenstein ile Vertov aynı bedenin iki eliymiş. 1930’ların Alman sinemasında Bertolt Brecht ile Wilhelm Reich’ın aynı bedenin iki eli olmaları gibi.”

• “Sol bana duygusal olmak, sağ ise taş kesilmiş düşüncelere sahip olmak gibi geliyor. Ben duygusal birisiyim; başka sebeplerin yanında bu sebeple de solda yer alıyorum.”

• “Siyaset üzerine film, içinde kurmaca hikayenin ve onun fikirlerinin siyasal öğe tarafından sorgulanmadığı filmdir. Siyasal film ise kuşkular ortaya koyar.”

• “Sinema bir hareket duygusudur.”

• “Benim sinema konusunda gün kararması duygusuna sahip olduğum doğrudur, fakat bu aynı zamanda en güzel yürüyüşlerin yapıldığı bir zaman değil midir? Aşıkların sabahın saat yedisinde el ele yürüyüş yaptıkları nadir görülür. Bana göre, gün kararması umutsuzluktan ziyade umut ifade eden bir kavramdır.”

“Sinema filmleri beni reddedinceye kadar devam edeceğim.”

Yorumunuzu buraya yazabilirsiniz