≡ Menu

Din ve Devrim

“Din, yaşamları boyunca çalışıp yine de yokluk içinde yaşayanlara bu dünyada bulundukları süre zarfında itaatkâr ve sabırlı olmalarını, cefalarının mükâfatını cennette alacak olmalarıyla huzur bulmalarını öğretir. … Din, sermayenin ködin ve devrim kapaklelerinin kendi insan suretlerini, insana az çok yaraşır bir yaşam taleplerini içinde boğdukları bir tür manevi içkidir.”

“Devletin dinle hiçbir alakası olmamalıdır, dahası dinî cemaatlerin devlet yetkilileriyle, hükümet katıyla
hiçbir bağı olmamalıdır. Herkes istediği dine inanmakta ya da hiçbir dine inanmamakta, yani ateist olmakta (ki genel olarak konuşmak gerekirse, her sosyalist aynı zamanda ateisttir) özgür olmalıdır. Yurttaşlar arasında dinî inançlarından ötürü ayrımcılığa hiçbir şekilde müsamaha gösterilemez.”

“Tanrı’ya inanmayı sürdüren işçileri partiye kabul etmekle kalmamalı, partiye kazanmak için bilinçli bir çaba içine girmeliyiz; dindar işçilerin dinî inançlarına yönelik en küçük saygısızlığa bile kesinlikle karşı dururuz, ama onları programımıza karşı aktif mücadele yürütsünler diye değil, programımızın ruhuna uygun olarak eğitmek için partiye alırız.”

“Tanrı fikri -her zaman- ‘toplumsal hisleri’ uyutmuş ve köreltmiş, canlı olanı ölüyle ikame etmiş, her zaman kölelik fikri olmuştur (en kötü, umutsuz kölelik). Tanrı fikri hiçbir zaman ‘birey ile toplumun bağlarını kurma’ya yaramamış; her zaman ezilen sınıfların elini kolunu bağlayarak ezenlerin ilahiliğine iman etmelerini sağlamıştır.”

Yorumunuzu buraya yazabilirsiniz

Sonraki yazı:

Önceki yazı: