≡ Menu

David Lynch – ‘Tekinsiz’in Sineması

“Sinema, kelimelerle anlatılması mümkün olmayan bir şeyin belirli bir kısmının küçücük bir dilimini anlatabilir. Kelimelerle ifade edilemeyen – filmle anlatılabilecek şeyler: işte, sinemanın güzel dili. O dilimleri bir armoniye kavuşturmak. Hem zaten, iyi fikirler hep dipte, derin sularda bulunmaz mı? Bizim işimiz, kelimelerin sinemaya hizmet etmesini sağlamak. Bir film, açıklanmaktan ziyade, seyredilerek deneyimlenmesi için çekilir. Kelimeler bize ayak bağıdır. Senaryoya aşık olmak çok tehlikelidir. Akılcı düşünce, film çekimine engel oluşturur. Sinema yönetmenliğinin bilinçaltıyla ilgili bir şey olduğunu söylememin kaynağını da burada arayın. Seyirciye fazla bilgi aktarırsanız, bu, seyretmenin deneyimini çürütür. Onun için, konunun içine girip, malzemenin kendisini konuşturmak. Yani, bir rüyanın içinde çalışmak. Benim karakterlerim karanlıkta ve kafa karışıklığında kaybolmuş tiplerdir.” (David Lynch)

***

“Lynch’in filmlerinin yansıttığı ruh hali ya da duygu, bir düşünsel belirsizlik şekliyle -onun ‘karanlıkta ve kafa karışıklığında kaybolmak’ şeklinde adlandırdığı şey- çok güçlü biçimde bağlantılıdır.

david kapak“Lynch’in filmlerinde ‘tekinsiz’in kendisini çok açık bir şekilde ortaya koyduğu yer burasıdır. Tekinsiz, ilginç, acayip ya da grotesk olan her şeyde bulunmaz, kaldı ki -abartıları sayesinde- korkuya yol açmayı reddeden o şeylerin tam tersidir. ‘Tekinsiz’in özellikleri, Freud’un ‘korku alanı’ diye terimleştirdiği olgu anlamında, gerçek korkudan ziyade kaygının, görünenden ziyade zihinde yer edenin özellikleridir. ‘Tekinsiz’, ‘tanıdık’ olanı ‘tanıdık olmayan’a dönüştürmekte, çok açık bir şekilde bildik olan şey içinde rahatsız edici bir bildik olmama hali ortaya koymaktadır. Freud’un ifadesiyle: ‘Tekinsiz, gizli bir biçimde fazlasıyla bildik bir şey olduğu için tekinsizdir, onun ‘baskı altında’ olmasının sebebi de budur.’ İşte, Lynch’in sinemasının özü budur.”

                              (Chris Rodley, “Gözden Geçirilmiş Baskıya Önsöz”den)

 

Türkçesi: Selim Özgül
398 sayfa
1. basım: Mart 2013
Fiyatı: 25 TL

 

• “Geçmişime bakarak söyleyebilirim ki, bana göre, okul, genç insanlara karşı işlenmiş bir suçtu” (David Lynch)

• “Karanlık; dünya, insan doğası ve benim doğamla ilgili bir gerçekleşme ânıdır; ben çizdiğim resimlerde ve çektiğim filmlerde, hep kesinlikle karanlık ve kafa karışıklığı içinde orada duruyor oluyorum” (David Lynch)

• “Ben Amerika’nın yok sayılan kısımlarını seviyorum” (David Lynch)

• “Filmlerin çoğu yüzeyde dolaşıyor. Derinlere inemiyorlar, çünkü saatte elli mil hızla su kayağı yapan birisi su yüzeyinin altına inemez. Fakat botunuz durursa -hatta yavaş bile gitse- inip suyun derinliklerine dalabilirsiniz. İyi fikirlerin olduğu yer diptir” (David Lynch)

blue velvet rossellini

“Mavi Kadife” (1986) filminde Dorothy Vallens rolünde Isabella Rossellini.

• “Ben hiçbir zaman düşünceyi yüzeye çıkarmak durumunda kalmadım. … İyi fikirlerin olduğu yer, diptir.” (David Lynch)

• “Senaryonuz ancak çok çok iyiyse, orada yazılanları çekersiniz; onun dışında sete başladığınızda, yanınızda okunacak bir metinden ibaret kalır” (David Lynch)

• “Hep söylerim: Sinema yönetmenliği, bilinçaltıyla ilgili bir şeydir. Kelimeler bize ayak bağıdır” (David Lynch)

• “Rüyazaman (dreamtime), Lynch sinemasının açıkça görülen köşe taşlarından birisi” (Chris Rodley)

• “David Lynch, ‘ilk popülist sürrealist -Rüya mantığının Frank Capra’sı’dır” (Pauline Kael, sinema eleştirmeni)

• “Resim sanatı, kelimenin tam anlamıyla Lynch adına her şeyin başladığı yerdir ve bu yüzden en uygun başlangıç yeridir” (Donald Lyons)

lynch-on-lynch

 

***

David Lynch hakkında:

• “Ses, bir filmin yüzde altmışıdır. Ben bunu David Lynch’i okuyarak ve onun bütün filmlerini izleyerek öğrendim. Lynch adeta sesle atmosfer kurar, sahne kurar” (Erden Kıral)