≡ Menu

Teori

Din ve Devrim

din ve devrim kapak

“Din, yaşamları boyunca çalışıp yine de yokluk içinde yaşayanlara bu dünyada bulundukları süre zarfında itaatkâr ve sabırlı olmalarını, cefalarının mükâfatını cennette alacak olmalarıyla huzur bulmalarını öğretir. ... Din, sermayenin kölelerinin kendi insan suretlerini, insana az çok yaraşır bir yaşam taleplerini içinde boğdukları bir tür manevi içkidir.” “Devletin dinle hiçbir alakası olmamalıdır, dahası dinî cemaatlerin devlet […] Yazının devamı ->

devrimci macaracilik kapak

"Devrimin yegane 'umudu'nun 'kalabalıklar' olduğu, ancak bu kalabalıklara (yalnızca lafta değil, eylemde de) önderlik eden bir devrimci örgütün savaşı sürdürebileceği işin alfabesidir. ... Tek başına kavgalar, doğrudan sonuçları bakımından ânlık bir sansanyon yaratmanın ötesine geçmez, tdolaylı sonucu olaraksa atalate ve bir sonraki kavgayı pasif bir şekilde beklemeye yol açar."' "Devrimcilerin yeni ayağa kalkmaya başlmamış kitlere […] Yazının devamı ->

Nereden Başlamalı

nereden baslamali kapak dusuk coz

“Sosyal-demokrasiyi ayakta tutan temel kaynak işçi sınıfı içindeki protesto ruhudur ki, işçileri çepeçevre saran şiddet ve baskı dikkate alındığında bu protestonun zaman zaman can havliyle girişilmiş patlamalar şeklinde tezahür etmesi kaçınılmazdır. Bu patlamalar yoksulluk ve cehaletin baskısı altında ezilen işçilerin en geniş kesimlerini bilinçli hayata uyandırır ve onlarda ezenlere ve özgürlük düşmanlarına karşı soylu bir […] Yazının devamı ->

Sosyalizm ve Savaş

sosyalizm ve savas

"Sosyalistler uluslar arasındaki savaşı her zaman barbarlık ve gaddarlık olarak görüp lanetlemişlerdir. Fakat bizim savaşa karşı tutumumuz burjuva pasifistler ve anarşistlerin tutumundan temelde farklıdır." "Biz savaşların ülke içindeki sınıf mücadelesiyle kaçınılmaz bağa sahip olduğunu görüyoruz; sınıflar kaldırılıp sosyalizm kurulmadığı müddetçe savaşın yok edilemeyeceğini biliyoruz. Keza biz iç savaşları, yani ezilen sınıfın ezen sınıfa karşı, kölelerin […] Yazının devamı ->

451) bolsevikler iktidari ellerinde tutabilecekler mi

“Bolşevikler bütün devlet iktidarını tek başlarına ele geçirmeye cüret edecekler mi? Ben bir siyasal partinin -özelde de ilerici sınıfın partisinin- fırsat geldiğinde iktidarı almayı reddetmesi halinde var olma hakkını kaybedeceği, parti adını taşımaya layık olmayacağı, kelimenin her anlamıyla bir hiç haline geleceği görüşümün hâlâ arkasındayım.” “Proletaryanın ‘devlet aygıtı’nı ele geçirip ‘kullanma’ya başlaması söz konusu olamaz. […] Yazının devamı ->

marksizmin kapak dusuk coz

“Genel olarak kapitalizm, özeldeyse emperyalizm, demokrasiyi bir yanılsamaya çevirir, ama aynı zamanda kapitalizm kitlelerde demokrasi özlemlerini uyandırır, demokratik kurumlar yaratır, emperyalizmin demokrasiyi yadsıyışı ile kitlelerin demokrasi için çabalamaları arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı şiddetlendirir.” “Burjuvazinin bütün uluslar için eşit haklar ilanı aldatmacadır. Oysa bizim için bu eşitlik bütün ulusların kazanılmasını kolaylaştırıp hızlandıracak hakikat olacaktır. Uluslar arasında başarıyla […] Yazının devamı ->

bolsevikler devrime gidiyor

"Partimiz 4 Temmuz'da haklı bir öfke içinde olan kitlelerle birlikte yürüyerek ve onların hareketine, gösterilerine olabildiğince barışçıl ve örgütlü bir nitelik kazandırmaya çalışarak üzerine düşen görevi yapmıştır." "Burjuvazi ile proletarya arasındaki sınıf mücadelesi en üst seviyeye ulaşmış ve 20-21 Nisan'da olduğu gibi 3-5 Temmuz'da da ülke iç savaşın eşiğine gelmiştir. Bu sosyo-ekonomik koşul hiç kuşkusuz […] Yazının devamı ->

koy yoksullarina kapak

“Köy yoksulları sosyal-demokratlar kimdir, ne isterler ve sosyal-demokratların halka mutluluk getirmelerine yardımcı olmak için kırda ne yapmak gerekir; bunları net bir şekilde kavramalıdırlar.” “Rusya sosyal-demokratları her şeyden önce siyasal özgürlük elde etmek için çabalıyorlar. Yeni ve daha güzel bir toplum olan sosyalist düzen mücadelesinde bütün Rusya işçilerini geniş çaplı bir örgütlenmede, açıktan biraraya getirmek için […] Yazının devamı ->

278

"Devrimci teori olmadan, devrimci hareket olamaz. Öncü savaşçı rolü, ancak en ileri teoriyi kılavuz edinen bir partiyle yerine getirilebilir. Kitlelerin kendiliğinden kabarışı ne kadar büyük, hareket de ne kadar yaygın olursa, sosyal-demokrasinin teorik, siyasal ve örgütsel faaliyetinde daha ileri bir bilinç göstermesi gereği o ölçüde artar." "Somut anlamda eylem çağrıları, ancak eylem yerinde yapılabilir; ancak […] Yazının devamı ->

Devlet ve Devrim

243

"Proleter devriminin devlet karşısında alacağı tutum, her zaman için pratik bir öneme sahiptir. 'Devlet' konusunda oportünist önyargılara karşı mücadele etmeden, emekçi kitleleri genel olarak burjuvazinin, özel olarak da emperyalist burjuvazinin nüfuzundan kurtarma mücadelesi vermek imkânsızdır. Onun için ben, bu kitapta öncelikle Marx ve Engels'in devlet teorisini inceleyecek ve bu teorinin oportünistlerce görmezlikten gelinen ya da […] Yazının devamı ->

Emperyalizm

258

"Emperyalizm, kapitalizmin tekelci aşamasıdır. Emperyalizmin beş temel özelliğini kapsayan tanımı da şöyledir: 1) Üretimde ve sermayede görülen yoğunlaşma öyle yüksek bir gelişme aşamasına ulaşmıştır ki, ekonomik hayatta belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratmıştır; 2) banka sermayesi sanayi sermayesiyle iç içe geçmiştir ve bu 'mali sermaye' temeli üzerinde bir mali oligarşi ortaya çıkmıştır; 3) meta ihracından ayrı olarak, sermaye […] Yazının devamı ->

286

"Biz Kurucu Meclis'in olduğu bir burjuva cumhuriyetinin, Kurucu Meclis'in olmadığı bir burjuva cumhuriyetinden daha iyi olacağını, ama bir 'işçi-köylü' cumhuriyetinin, yani Sovyet cumhuriyetinin her türlü burjuva-demokratik, parlamenter cumhuriyetten daha iyi olacağını söyledik (ve partimizin Nisan 1917 Konferansı'nın ardından parti adına resmen beyan ettik)." "Marksist teorinin gösterdiği -ve Avrupa'daki bütün devrimlerin ve devrimci hareketlerin deneyimiyle tamamen […] Yazının devamı ->

uluslarin kapak dusuk coz

“Teorik olarak, burjuva-demokratik devrimin verili bir ulusun diğerinden ayrılmasıyla mı, yoksa eşitliğin sağlanmasıyla mı sonlanacağı önceden söylenemez; her iki durumda da proletarya için aslolan, kendi sınıfının gelişimini güvence altına almaktır. Burjuvazi içinse aslolan, proletaryanın amaçlarının önüne ‘kendi’ ulusunun amaçlarını çıkararak bu gelişimi engellemektir. Tam da bu sebeple proletarya kendisini, deyim yerindeyse, olumsuz bir talep olan […] Yazının devamı ->

butun iktidar kapak

“İnsanlar ‘devrim’den, ‘devrimci halk’tan, ‘devrimci demokrasi’den, vb. bahsederken, ondan dokuzunda ya yalan söylüyorlar ya da kendilerini kandırıyorlar. Bütün mesele şudur: Bu devrimi hangi sınıf yapıyor, kime karşı bir devrimden bahsediliyor?” “Her devrim, eğer gerçek bir devrimse, sınıflar arası ilişkilerde değişim demektir. Bu yüzden halkı aydınlatmanın ve devrimden bahsederek halkı aldatanlarla savaşmanın en iyi yolu, mevcut […] Yazının devamı ->

Nisan Tezleri

313

Agora Kitaplığı, Lenin Külliyatı'nı yayınlamaya devam ediyor. Diziyi hazırlayan Ferit Burak Aydar'ın aynı zamanda çevirilerini üstlendiği bu serinin yeni kitabı, Nisan Tezleri. Bu, Lenin'in Nisan 1917 başında Rusya'ya yeniden döndükten sonra, Bolşevik Devrimi'ni başlatan süreç için öngördüğü devrimci tezlerini sıraladığı metindir. (Vladimir İlyiç Lenin, arka kapak)   Türkçesi: Ferit Burak Aydar 176 sayfa, 1. Basım, 2011 […] Yazının devamı ->

donek kautsky kapak dusuk coz

“ Kautsky’nin broşüründe ele aldığı temel sorun proleter devriminin özüyle alakalıdır: proletarya diktatörlüğü. Bu bütün ülkeler açısından, özellikle de ileri ülkeler açısından, özellikle de şu an savaşta olan ülkeler açısından ve özellikle de şu anda en fazla öneme sahip sorundur.” “Marx ve Engels Paris Komünü’nün orduyu ve bürokrasiyi ortadan kaldırdığını, parlamentarizmi ortadan kaldırdığını, ‘şu asalak […] Yazının devamı ->

1917 Şubat Devrimi

duba

Şahsen, partimizin adını değiştirmeyi ve Komünist Parti adını almayı teklif ediyorum. Halk komünist deyince ne olduğunu anlayacaktır. Resmi sosyal-demokratların çoğu davayı satmıştır, sosyalizme ihanet etmiştir. Liebknecht geriye kalan tek sosyal-demokrattır. Bu savaş ancak uluslararası sermayeyle açıkça bağları kopararak sonlandırılabilir. Savaşı çıkaran bireyler değil, uluslararası mali sermayeydi. Uluslararası sermayeyle bağları koparmak kolay değildir, ama savaşı sonlandırmak […] Yazının devamı ->

Karl Marx

karl marx dusuk coz

Ferit Burak Aydar'ın çevirdiği ve halihazırda 9 kitaba oluşan Agora Kitaplığı'nın Lenin külliyatının bu ayki kitabı, "Karl Marx". İki bölüm halindeki bu derlemede, Lenin'in Karl Marx'la ilgili olarak 1913'te kaleme aldığı biyografik bir çalışması ile yine başka vesilelerle Marx'la ilgili konuşmaları ve yazıları yer almaktadır. (Vladimir İlyiç Lenin, arka kapak)   Türkçesi: Ferit Burak Aydar 144 […] Yazının devamı ->

Friedrich Engels

357

Agora Kitaplığı, Ferit Burak Aydar'ın seçmeleri ve çevirisiyle yayınlamakta olduğu "Lenin Külliyatı"nın on altıncı kitabı olan "Friedrich Engels"i yayınlıyor. Lenin'in bu kitabı, bir devrimci olarak hayatı, görüşleri, Marx'la ortak çalışmaları ve siyasal kavgasını anlatıyor... (Vladimir İlyiç Lenin, arka kapak)   Türkçesi: Ferit Burak Aydar 144 sayfa 1. basım: 2011 Fiyatı: 10 TL Teori: 15 Agora Kitaplığı: […] Yazının devamı ->

Uzaktan Mektuplar

314

"Sınıf içgüdüleriyle hareket eden işçiler devrimci dönemlerde yalnızca olağan değil, aynı zamanda tümüyle farklı bir örgütlülüğe ihtiyaçları olduğunu fark ettiler. Doğru bir adım atarak, 1905 Devrimimizin ve 1871 Paris Komünü deneyimlerinin işaret ettiği yolu tutup, bir İşçi Temsilcileri Sovyeti kurdular: Bu örgüte asker temsilcilerini ve kuşkusuz kırsaldaki ücretli işçilerin ve sonra (şu ya da bu […] Yazının devamı ->

302

"Kırsal bölgelerdeki yoksul köylü kitlelerini ve proleter kitleleri bize bilinçli destek verecek şekilde uyandırmayı başardık. Daha önce hiçbir devrim bunu başaramamıştı. Bizi devirebilecek hiçbir sınıf yok: Proleterlerin ve kırsaldaki yoksulların çoğunluğu bizi destekliyor. Bizi tek bir şey devirebilir, o da kendi yanlışlarımız." "Ben Kronstadt'ın tam da talep edilen değişiklik görünüşte çok küçük olduğu için tehlikeli […] Yazının devamı ->

276

"Tarihte tek bir devrim yoktur ki devrimi yapanlar zaferden sonra silahlarını bırakıp, bu kadarı yeter diyerek arkalarına yaslanmış olsunlar. Bu tür devrimlerin olabileceğini düşünen biri devrimci değildir, dahası işçi sınıfının en büyük düşmanıdır. Yine tarihte tek bir devrim yoktur ki iktidarın mülk sahibi bir azınlıktan diğerine devredilmesinden ibaret olsun; ikinci sınıf bir devrim, burjuva devrimleri […] Yazının devamı ->

267

"Bolşevikler olarak devrime başladığımızda aynı zamanda şunu bilerek hareket etmiştik: Devrimancak kendimizi Rusya'yla sınırlamayıp, başka ülkelerle el ele vererek uluslararası sermayeyi dize getirdiğimiz zaman başarıyla sonlandırılabilir ve kesin olarak muzaffer bir sonuca ulaşabilir. Çünkü rus sermayesini hiçbir şartta uluslararası sermayeden ayrı olarak düşünemeyiz. Bizim devrimimizin kaderi dünya devriminin gerçekleşme ihtimaline bağlıdır.." "Sovyet iktidarı Kurucu Meclis'in […] Yazının devamı ->

250

"1850'lerde Avrupa kıtasında tarihsel sürecin içeriğini belirleyen emperyalizm değil, burjuva ulusal kurtuluş hareketleriydi. İlerlemenin kaynağında, burjuvazinin feodal ve mutlakiyetçi güçlere karşı hareketi vardı. Fakat artık, nesnel tarihsel durumun 'belirleyici' özellikleri değişmiştir ve ulusal kurtuluş için çabalayan sermayenin yerini uluslararası, gerici ve emperyalist finans kapital almıştır." "Günümüz sosyalizmi ancak emperyalist burjuva kamplardan birine katılmadığı, ancak bu […] Yazının devamı ->

komintern

“Sovyetlerin bütün dünyada işçilerin sevgisini kazandığını vurgulayan bu Komünist Enternasyonal Birinci Kongresi, bize komünist dünya devriminin zaferinin güvence altında olduğunu gösteriyor. Burjuvazi kimi ülkelerde öfkesini kusmaya devam edecek; burjuvazi oralarda en iyi insanları, sosyalizmin en iyi temsilcilerini yok etmeye daha yeni yeni başlıyor. Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in beyaz muhafızlar tarafından acımasızca katledilmesi bunu gösteriyor. […] Yazının devamı ->