≡ Menu

Feminist Kitaplık

Kadın ve Sosyalizm

kadin ve sosyalizm kapak dusuk coz

“Kadının ve işçinin ortak yanı, ezilen olmalarıdır. Bu baskının biçimleri zaman içerisinde ve çeşitli ülkelerde değişik seyretmiştir, fakat baskı hiç kalkmamıştır. “Kadının ve işçinin konumunda ne kadar çok benzerlik görünse de, kadın, bir noktada işçiden ileridedir: Zira kadın, köleleş(tiril)en ilk insandır. Kadın, köle tarih sahnesine çıkmadan önce köle olmuştur. Her türlü toplumsal bağımlılık ve baskı, […] Yazının devamı ->

Dans Demeyeceksem

Emma Goldman, ya da herkesin bildiği adıyla 'Kızıl' Emma der ki: "Evlilik insan doğasına aykırıdır, esas olarak kadınları baskı altında tutmaya yarar ve bir kurum olarak kadınların cinselliklerini özgürce yaşamalarını engeller..." "Kadın ile erkek arasında aşkla kutsanmamış, doğal olmayan her türlü birlik fuhuştur." "Kıskançlık ise, aşkın meyvesi olmaktan ziyade, erkeklere seks tekeli kurmayı sağlayan bir bahanedir..." […] Yazının devamı ->

156

''Toplumsal cinsiyet siyasi iktidarı kavramak, meşrulaştırmak ve eleştiriye tabi tutmak için sürekli yinelenen bir referanstır. "Toplumsal cinsiyet kadın ile erkek arasındaki karşıtlığa işaret ederken bu karşıtlığın anlamını oluşturur. Siyasi iktidarı temize çıkarmak için bu referans güvenilir ve değişmez olmalı, doğal ya da ilahi düzenin bir parçası gibi algılanmalı ve insanlar tarafından inşa edilen bir şey […] Yazının devamı ->

138

"Kadınların durumu diğer toplumsal grupların durumlarına benzemez, çünkü bir bütünün, insan türünün yarısını oluştururlar. Kadınlar temeldir, yerleri doldurulamaz; bu yüzden, başka toplumsal gruplarla aynı şekilde sömürülmezler. Onların kaderlerini ölümcıl kılan da bu çelişkili konumlarıdır; temel bir önem taşımanın ve fiilen kenarda köşede kalmanın bir ve aynı zamanda gerçekleşiyor ve gerçekleşmekte olmasıdır. "Feminizm bütün kadınları bütünsel […] Yazının devamı ->

Sevgiliye Mektuplar

111

"Dyodyuşka, altın kalplim, en sevgili! Bana gönül alıcı, güzel mektuplar yaz, biraz alçakgönüllü ol, inayet et de arada beni sevdiğini söyleyiver. Kendini küçültmekten korkma. Sen bana, bugün benim sana verdiğimden üç kuruşluk daha çok sevgi vermişsin, eee, n'olmuş yani? Benden karşılık görmezsin korkusuyla duygularını açıklamaktan çekinme, utanma -kuşkusuz, duyguların varsa eğer. Yoksa, zaten zorla çekip […] Yazının devamı ->

275

"Aslında yalnızca bir tek hayat değil, birçok hayat yaşadım, hayat kesitlerim birbirinden o kadar ayrıydı. Kolay bir hayatım olmadı. İsveç'lilerin deyimiyle 'gül bahçesinde' değildim. Yaşamadığım bir şey kalmadı: başarılar, korkunç derecede çok çalışma, takdir, kitlelerce sevilme, izlenmeler, nefret, cezaevleri, başarısızlıklar ve temel düşüncemde (kadın sorunu ve evlilik sorunu üzerine) yeterli anlayışı görememem, yoldaşlarla acı farklılıklar, […] Yazının devamı ->

225

Çektiği ve çektirdiği fotoğrafları, ünlü fotoğrafçı Edward Weston’la fırtınalı ilişkisi, Meksika’da Diego Rivera ve Frida Kahlo dahil olmak üzere dönemin sanatçı ve komünistleriyle iç içe süren ve daha sonra komünist partideki faaliyetleriyle ağırlıkla siyasal bir serüven olarak devam eden hayatıyla Tina Modotti, 20. yüzyılın en parlak kadınlarından birisi olarak tarihteki yerini almıştır. Margaret Hooks’un yoğun […] Yazının devamı ->

137

"Marksizm'le Feminizm'in 'evliliği', İngiliz örfi yasasında tanımlanan kocayla karısının evliliğine benzer. Marksizm ile feminizm tek bir şeydir ve o tek şey de Marksizmdir. Son zamanlardaki Marksizm'le Feminizm'i bütünleştirme girişimleri, feministler olarak bizim gözümüzde doyurucu değildir, çünkü bu çabalar feminist mücadeleyi, sermayeye karşı yürütülen 'daha büyük' mücadelenin içine katmaktadırlar. Benzetmemizi biraz daha ileriye götürecek olursak, bizim […] Yazının devamı ->

Siborg Manifestosu

135

"Yirminci yüzyılın sonlarına, bizim çağımıza, bu mitik çağa geldiğimizde, hepimizin makine ile organizmanın teorik bir zeminde ifade edilen ve fabrikasyon misali uydurulmuş birer melez olduğumuzu vurgulamak gerekir; kısacası, hepimiz siborguz. "Siborg, hem ‘tahayyül’ün hem de ‘maddi gerçeklik’in yoğunlaşmış bir imgesidir. ‘Batı’nın bilim ve siyaset geleneklerinde (ırkçı, erkek-egemen kapitalizm geleneği, ilerleme geleneği, doğayı kültür ürünleri kaynağı olarak […] Yazının devamı ->

136

"Geç kapitalist refah devleti toplumlarında insanların ihtiyaçlarından konuşmak siyasal söylemin önemli türlerinden biridir. Bu yüzden feministler, devletin ailelerin günlük ihtiyaçlarını tedarik etmesi gerektiğini savunurlar. "'İhtiyaçlar' deyimi feminizm gibi etkili ve kalıcı toplumsal dönüşümleri hedefleyen hareketler açısından ne gibi imkânlar veya engeller barındırmaktadır? "Biz sosyalist-feministlerin geniş kapsamlı amacı, ihtiyaçları bir mesele olarak ele almanın özgürleştirici imkânlarını […] Yazının devamı ->

288

"Tamara'ya, eğer kabul ederse, kendi güvenliğine yönelik ciddi riskleri de barındıran gizli bir görev verilecekti. En gizli koşullarda yürütülmesi gereken bu görev büyük ihtimalle Latin Amerika'da bir yerde olacaktı. Tamara kendisine yaptığımız teklifi, yaşaran gözleriyle, "Latin Amerika'nın kurtuluşu uğruna verilen mücadelelere doğrudan hayalimi gerçekleştirmesine imkân tanıyacağımı umarım," diyerek kabul etti. Bu görevin gerekirse gerilla mücadelesini […] Yazının devamı ->

Ulrike Meinhof

301

Şair Erich Fried'e göre Ulrike Meinhof, "Rosa Luxemburg'tan sonra Almanya'nın yetiştirdiği en büyük kadındı". Alman gazeteci Jutta Ditfurth'un altı yıllık yoğun çalışması ve araştırmaları sonucu hazırladığı bu Ulrike Meinhof biyografisi, bütün dünyanın devrim ateşiyle yanıp tutuştuğu o 1960'lı, 1970'li yıllarda Alman toplumunu derinden sarsan Kızıl Ordu (RAF) örgütünün, Andreas Baader'le birlikte en önemli isminin hayatını […] Yazının devamı ->

155

'''Lezbiyen teoriler, gey teoriler' deyişi beni hiç rahatsız etmiyor, çünkü kimlik kategorileri hep düzenleyici rejimlerin enstrümanları olmaya eğilimlidir. Bunu söylerken, lezbiyen etiketi altında siyasal faaliyetlerde bulunmayacağımı kastediyor değilim, ancak bu etiketin tam olarak neye işaret ettiği konusunda sürekli bir belirsizlik kalmasından yana olduğumu da vurgulamak isterim. Kaldı ki, kimlik kategorileri beni her zaman rahatsız eden […] Yazının devamı ->

127

Salome, karşılıksız kalan aşkı uğruna sevdiği adamın kellesini isteyen efsanevi kadın. Salome, toplumsal düzeni, uygar davranışları ve tekeşliliği tehdit eden yıkıcı kadın. Salome, âşığı -ve izleyici- önünde striptiz yapmayı hayal etmiş ve bunu gerçekleştirmiş kadın... Ve on dokuzuncu yüzyılla yirminci yüzyılda 'femme fatale' havalarıyla, genç bedenleriyle erkeklerin dünyasına kafa tutan ve toplumsal yasaklara karşı gelmeye […] Yazının devamı ->

Gölgenin Kadınları

Gölgenin Kadınları

Meral Çelen, Selçuk Uraz, Selçuk Baran, Magdelena Rufer, Şayeste Ayanoğlu, Saynur Güzelson, Elif Sorgun, Nilüfer Saygun, Tolga Tiğin, Nasip İyem, Suat Derviş... Yazar, şair, ressam, müzisyen, oyuncu... Toplumsal zora kulak asmayan, kendilerini gerçekleştirmek adına sert ve hızlı adımlar bu kadınları durduran hep bir erkek oldu. Kendi yaratıcılıklarını âşık oldukları erkeklerin daha kolay ve rahat üretebilmeleri […] Yazının devamı ->

197

Anneke Smelik'in yazdığı bu kitap, çağdaş feminist sinemanın siyaseti ve beğenilerini ele alan bir çalışmadır. Feminist yönetmenlerin son derece üretken yollarla yarattıkları alternatif film biçimlerini takip eden yazar, feminist filmlerin temelini oluşturan sinemasal sorunlar(yaratıcı yönetmenlik, bakış açısı, metafor, montaj ve imgesel aşırılık)üzerinde durmanın yanı sıra, teori ile sinema arasındaki kesintisiz bir ayna oyunu misali, bu […] Yazının devamı ->

vajina renkli

Vajinaya dair enfes bir kültür çalışması olan bu kitapta yazar, ilkin kadın cinselliğini tarihsel, anatomik, antropolojik ve biyolojik açıdan etraflıca inceliyor; tıp metinleri, efsaneler, antik kaynaklar, bilim, romantik edebiyat ve fantezi kaynakları üzerinden vajinanın feminist ve lezbiyen literatüründeki yerine bakıp, aydınlatıcı ve eleştirel gözlemlerde bulunmaya girişiyor. Daha sonra da klitoris sünneti, bekâret kemeri, Freudyen teoriler, […] Yazının devamı ->

[…] Yazının devamı ->