≡ Menu
ken loach kapak
anais kapak
ali simsek kapak
sontag on kapak
ken loach kapak

  “Bizce filmin itici gücü, insandır. İnsanları da bağlamlarından soyutlayamaz. O yüzden, biz karakterlere saygı duyarız. Yaptığımız filmlerin temelinde, tek önemli siyasal sınıf olduğunu düşündüğümüz işçi sınıfı sınıfından insanların hayatları yatar. Ancak, bir filmi mesaj yüklemeden siyasallaştırmanız gerekir. Sinema bir zihinsel süreçtir ve siyaset, bu sürecin ifadesidir. Önemsiz hayatları beyazperdeyi yansıtırken de hikâyenin kendisi önem […] Yazının devamı ->

anais kapak

“Küçük yaştan beri, babam bizi terk ettiğinden beri Günlüğümü yazarken, romanlarda daha az başarıyla yaptığım bir şeyin, bilinçdışının röntgenini çekmenin peşine düşmüş olduğumu anladım. Çünkü bütün davranışlarımızın en gizli kaynağına ulaşmayı arzu ediyordum. Hem yaşamak, hem keşfetmek istiyor; romantik ‘ben’ ile klasik ‘onların’ birleşimine varmak istiyordum. Hayata duyduğum aşkın bulaşıcı olmasının bir yansımasıydı bu herhalde. […] Yazının devamı ->

naomi klein

“İklim değişikliği zamanımızın insan hakları mücadelesidir ve sadece çevrecilere bırakılamayacak kadar önemlidir.” Kanadalı gazeteci, yazar ve aktivist Naomi Klein üç yıl önce verdiği bir röportajda böyle diyordu. Bu söz, yazarın 2014’ün Eylül ayında yayımladığı kitabı İşte Bu Her Şeyi Değiştirir’in özeti olarak kabul edilebilir. Kitap, Osman Akınhay’ın çevirisiyle Agora Kitaplığı tarafından yayımlandı. Naomi Klein küresel kapitalizmi […] Yazının devamı ->

ali simsek kapak

Kriz varsa eleştiri var! Yunanca’dan Latince’ye uzanan soyağacında kritik, yani eleştiri, aynı zamanda bir sarsıntıya, krize gönderme yapar. Kelimenin etimolojisi ortaktır. Bu kitapta biraraya getirilen yazılar çoğu zaman “Kriztik” başlığıyla yazılan yorumlardan oluşuyor. 1960 sonrası ivmelenen ama kendi meşruluğunu 1990 sonrası gerçekleştiren Contemporary (Çağdaş Sanat) tam bir yıldız şimdi. İzlenimcilikten Dada'ya inceden sızan ve modernizmi […] Yazının devamı ->

iste bu her seyi degistirir naomi klein

“Yoksulluk hiyerarşik, hava kirliliği demokratiktir” diyen Ulrich Beck’i kaybedeli birkaç ay oldu; ama sanıyorum ki kendisinin bu sözünde küçük bir oynama yaparak başlamakta fayda var. Çünkü demokratik olan şey artık yoksul zengin çatışmasına da derinden etki eden iklim krizimiz. Zira iklim denince dünyada akla gelen ilk isimlerden olan Naomi Klein yoksulluğun hiyerarşik durumunun beyaz kulelerde […] Yazının devamı ->

sontag on kapak

“Hayatım benim başkentim, hayal gücümün başkenti...” “Bir kusurum, aşkın her şeyi içermesini -ve dışlamasını- istemek.” “Sanatta -ve hayatta- beni en çok duygulandıran, asillik...” “Dünyayı ‘kültür’ ve bilgiyle doldurma yönündeki kadim saplantım...” “Kötü çocukluk geçiren herkes öfkelidir. Ben de annemin yapay solunum cihazıydım.” “Aşk hastalığı, bir humma. Kişi aşka ‘düşer’. Ancak insan bu hastalığa yakalanacaksa, sık […] Yazının devamı ->

kadinlarla ezilenlerin tiyatrosu

"Tiyatro çalışmasına başlarken, ilk başta çok heyecanlıydım. Ben yapamam böyle bir şey! Hele insanların karşısına çıkıp asla! Normalde konuşamıyorum ki... Tiyatro yapacağım bir de! İmkansız bir şey. (...) Ama ben artık kadınları daha iyi anlamaya başladım. Artık kadınlarla iletişimim farklı. Sosyal hayatta artık hiçbir şeyden kaçmıyorum. Sorunları konuşarak halledebileceğimin farkındayım. Bir şey olduğu zaman kendi […] Yazının devamı ->

479) annemin ogrettigi sarkilar marlon brando

"Bana sağladığı paranın dışında sinema yıldızı olmaktan ayrıca hoşlanıyor muydum? Hiç sanmıyorum. Kendimi başka oyunculardan ayrı bir yere koyuyorum. Onları ve­ya yaptıklarını küçümsediğimden değil, ama sadece aralarında yer almak istemiyorum, o kadar. Zaten sinema yıldızı olacağım diye plan program yapmış, bunu arzulamış ya da yıldızlığa heves etmiş değildim. Kendi kendine oluver­mişti bu. Geçimimi sağlamak istememin […] Yazının devamı ->

cumhuriyet ek kucuk prens haberi 1

Cemal Süreya, Tomris Uyar, Selim İleri gibi edebiyat devlerinin imza attığı “Küçük Prens” çevirilerine itiraz geldi: Onlarca yıldır Saint-Exupéry’yi değil, çevirmenlerin uygun bulduklarını okuduk! İş dönüp dolaşıp “Bir tercüme eserde çevirmenin payı ve hakkı ne kadardır?” sorusuna bağlanıyor. ‘Hiçbir çevirinin masum olmadığı’nı unutmadan taraflara kulak verdik. Aslında 2015’in bol bol Küçük Prens konuşulan bir yıl olacağını […] Yazının devamı ->

iste bu her seyi degistirir naomi klein

Küresel ısınma konusunda bildiğinizi sandığınız her şeyi unutun. Bu konudaki en rahatsız edici gerçek, küresel ısınmanın karbon salınımıyla ilgili bir şey olmadığıdır: Küresel ısınma doğrudan kapitalizmle ilgilidir. Bu konudaki en hayırlı gerçek ise, bu varoluş krizinden bataklığa sürüklenmiş ekonomimizi kökten dönüştürmekte faydalanabilme ve hakikaten daha iyi bir sistem kurabilecek olma ihtimalimizdir. No Logo ve Şok […] Yazının devamı ->

kucuk prens yazisi ilk sayfa

Bir buçuk ay kadar önceydi. Çukurcuma’da bizim kitabevinin (Mesele Kitapçısı) önünden geçerken Yapı Kredi’nin eski yayın yönetmeni Raşit Çavaş’la, Muğla’dan geldiği bir gün ayaküstü laflıyorduk. Kitabevinin önündeki tel tezgâhlarda Can Yayınları’nın Küçük Prens kitabını görünce, “Bir arkadaşımın da Küçük Prens çevirisi var, basmak ister misin?” dedi bana. “Kel alaka?” diye karşılık verdim hemen. “Biz çocuk […] Yazının devamı ->

ege kiyilari on kapak

“Yollarda, dağlarda, binlerce yıllık mekânlarda gezinirken, serin sularda yüzerken bir müzik çalar içinizde. Müzik durduğunda bir öykü “fışkırır” eskilerden bir yerlerden. Hiç olmadık yerlerde hiç olmadık bir fotoğraf gelir oturur önünüze… Gezdiklerimizi, gördüklerimizi hayallerimizle sarmaladığımız bir yolculuğa çıkacağız. "Assos’ta, Smyrna’da, Miletos’ta, Knidos’ta binlerce yıllık görkemli yapılara dokunurken, Goethe’nin sesi çınlayacak kulaklarımızda: 'Taşlar seslenin bana, konuşun […] Yazının devamı ->

kucuk prens erhan kayaalp cevirisi

Antoine de Saint-Exupéry'nin tüm dünyada milyonlarca okurun gönlüne taht kurmuş kitabı Küçük Prens, yayınevimiz tarafından Erhan Kayaalp'in yazarın sade ve yalın üslubuna sadık kalan çevirisiyle yayınlanıyor.   Türkçesi: Erhan Kayaalp 84 sayfa 1. basım: Nisan 2015 Fiyatı: 9 TL Çocuk kitapları: 1 Agora Kitaplığı: 475   Çeviriye dair: • küçük prens, Küçük Prens'lere Karşı (Osman […] Yazının devamı ->

brecht 9

Bertolt Brecht‘in Bütün Oyunları’nın 9. cildinde şu oyunlar (bu oyunlarla ilgili açıklamalar ve bazı oyunlar için Brecht‘in notları) yer almaktadır: - Coriolanus - Anna Seghers. 1431, Rouen'da Jeanne D'arc Davası - Turandot ya da Aklayıcılar Kongresi - Molière'in Don Juan'ı (Berliner Ensemble Uyarlamasıyla) - Davullar ve Borazanlar   Türkçesi: Yılmaz Onay-Taluy Denizhan Petuhova 496 sayfa 1. basım: Mart 2015 Fiyatı: 40 […] Yazının devamı ->

468) coen kardesler

“Bize hep birlikte nasıl film çektiğimizi soruyorlar: Biz filmlerimizi birlikte yazıyor, karakterlerimizi birlikte oluşturuyoruz. Kendimizi haftalarca bir odaya kapatıp senaryoyu A’dan Z’ye kadar birlikte tasarlıyoruz. Mesela, Arizona Junior’u yazmak üç buçuk ayımızı aldı. Seti de aslında yazma işinin bir devamı olarak görüyoruz. İkimiz de her ân setteyizdir, daima çok şeyi birbirimize danışırız. Hislerimizi çok önemseriz. […] Yazının devamı ->

cagdas bilim ve anarsi

“Anarşizm 18. yüzyıl sonlarında başlayan, ancak Fransız Devrimi’nin yenilgiye uğramasından sonra Avrupa’da muzaffer gericiliğin önüne set çektiği, daha sonra 1850’li yılların sonunda yeniden tüm gücüyle atılışa geçen doğal bilimlerdeki akılcılık hareketinin kaçınılmaz sonucudur. Kökü 18. yüzyılda gelişen doğabilimsel felsefeye dayanırken, asıl gelişmesini 19. yüzyılın ikinci yarısının başlarında, toplumun da doğabilimsel ilkelerle incelenmesinin çığırını açan bilimlerin […] Yazının devamı ->

this changes everything

İlk kitabı No Logo'yla tüm dünyada dikkatleri üstüne çeken Naomi Klein, daha sonra Tel Örgüler ve Pencereler'i, nihayet doğal felaketleri de 'kapitalizm içi bir dönüşüm' fırsatına çeviren felaket kapitalizminin yükselişini anlattığı Şok Doktrini'ni yayınladı. Klein'ın yeni kitabı ise İngilizce'de 2014'te, This Changes Everything başlığıyla yayınlandı. Türkçe'ye "İşte Bu Her Şeyi Değiştirir" şeklinde çevrilebilecek olan bu […] Yazının devamı ->

isid tarama

Ortadoğu coğrafyasının makûs tarihi, emperyalizm güdümlü savaşlar ve yaşam-ölüm sarkaçlarla çizilmeye devam ediyor. Köktendinci yapılanmalar ve son dönemin “kara bela”sı IŞİD saldırılarına fütursuzca devam ediyor, haritalar yeniden çiziliyor. IŞİD’e farklı coğrafyalardan katılım sürerken bu cazibeye kapılan cihatçı başka örgütler de (Libya örneğinde olduğu gibi) kendilerini IŞİD’in bir uzantısı olarak ilan ediyorlar. IŞİD, medya ortamında yarattığı […] Yazının devamı ->

469) ömer kavur

"Evet, mekanla ilgilenirim. Çünkü sinemada zaman ve uzam duygusu yoksa o sinema bence, kolu bacağı kesilmiş bir sinemadır, eksik bir sinemadır. O duyguya sahip olmayan yönetmen de bence, ciddi bir eksikliği olan bir yönetmendir. Yani zaman ve uzam kavramı bence sinemanın vazgeçilmez temel ilkesidir. Yaptığımız iş, görsel bir iştir, görsel bir ifadedir. Görsel bir ifadenin […] Yazının devamı ->

467) sinema ve anarsizm on kapak

Sakallı bombacılar, kendine düşkün nihilistler, tehlikeli yıkıcılar –halkın imgelemindeki bu anarşist klişeleri sinemada da sık sık yeniden üretilmektedir. Richard Porton ise bu kitapta, Griffith ile René Clair’in erken dönem sinemalarından Godard, Lina Wertmüller, Lizzie Borden ve Ken Loach’ın filmlerine kadar sinemada çizilen anarşizm portrelerini irdeliyor; Hal ve Gidiş Sıfır, Her Şey Yolunda, Aşk ve Anarşi […] Yazının devamı ->

hobsbawm cumhuriyet kitap ali bulunmaz

Eric Hobsbawm, bugüne kadar hiç de azımsanmayacak derecede atıf almış bir tarihçi. Ölümüne dek araştırmayı sürdürmüş ve “eski” konular üzerine yeni bir şeyler söylemeye uğraşmış bir isim. Kısa Yirminci Yüzyıl kitabını okuyup pek çok şeyin başına “Kısa” sözcüğünü getirme alışkanlığını da ona borçluyuz. Yazar, Kısa Yirminci Yüzyıl’ın hemen girişinde on dokuzuncu yüzyılın sonundan itibaren kitlelerin […] Yazının devamı ->

altin kelebegin gecesi erdem oksacan

Tarık Ali’nin ‘İslâmiyet Beşlisi’ roman dizisi, Agora Kitaplığı’nca yayımlanan Altın Kelebeğin Gecesi ile tamamlandı. Yirmi yılı aşkın sürede yazılan ‘İslâmiyet Beşlisi’, yirmiye yakın dile çevrilerek, farklı coğrafyalarda okurun ilgi ve beğenisi topladı. Altın Kelebeğin Gecesi ile birlikte, Selahaddin’in Kitabı, Taş Kadın, Nar Ağacının Gölgesi ve Palermo’da Bir Sultan romanlarından oluşan ‘İslâmiyet Beşlisi’ roman dizisi, 2010 […] Yazının devamı ->

selim temo

- Vivet Kanetti Agora Kitaplığı’ndan taze çıkmış Ruhun Bedeni nadir bir kitap ve Selim Temo “yuvasına oturmayan çekmecelerin huzursuzluğu”nu (ki o çekmeceler hepimiziz galiba!), birilerindeki (ki o birileri hepimiz değiliz, o kesin) “her taze meyveyi mezarlığa götürme telaşı”nı ve sonra “geniş bir avluya çıkar gibi raylara biriken kadınlar, çocuklar, yaşlılar”ı özel bir sözcükler kümesiyle anlatan, […] Yazının devamı ->

466) islam devletinin yukselisi

IŞİD’e geçmeden neyi hallediyorlarmış, onu anlayalım.  Patrick Cockburn’un yeni kitabının (İslam Devleti'nün Yükselişi - IŞİD ve Yeni Sünni Ayaklanması) yalancısıyım. Ebu Garip’in müzeye çevrilmesine bulaşmış bir Iraklının, şaşkınlıkla Cockburn’a ettiği bir laftan benim anladığım o: “200 TL’ye hallederiz, abi!” Adamın aslında söylediği ve şaşırdığı şey, “Saddam devrildikten 10 yıl sonra, hala Bağdat’ta istediğin kişiyi 100 dolara […] Yazının devamı ->

466) islam devletinin yukselisi

“Ben bu kitabı, ilk başta kuzey Suriye ve Irak’ta El-Kaide’ye benzer cihad hareketlerinin gücünün ne kadar büyüdüğünü ortaya koymak ve bence bu gelişmenin öneminin Batılı siyasetçiler, medya mensupları ve kamuoyu tarafından büyük ölçüde görülemeyeceğine dikkat çekmek amacıyla tasarlamıştım. Özel olarak da IŞİD’in hızlı yükselişinin izlerini sürmek, Suriye’de silahlı muhalefetin artık cihatçı hareketlerin egemenliğinde olduğunu vurgulamak […] Yazının devamı ->