≡ Menu
446) film bicimi eisenstein
445) film duyumu eisenstein
444) twitler ve sokaklar
441) yunan adalari adalar denizine yolculuk
twitler foti radikal kitap 1

Bundan birkaç yıl önce, Arap ayaklanmaları tam gaz sürerken, Hillary Clinton’un danışmanı Alec Ross, interneti “21. yüzyılın Che Guevera’sı” olarak nitelendirmişti. Ross’a göre facebook ve twitter benzeri medyalar, diktatörlüklerin neredeyse sonu anlamına geliyordu. Ross bu fikrinde yalnız değildi elbet. Tunus ve Mısır’da diktatörlerin devrilmesi, bir facebook ya da twitter devrimleri çılgınlığına çoktan yol açmıştı. Dolayısıyla […] Yazının devamı ->

446) film bicimi eisenstein

Eisenstein'ın Film Biçimi kitabı, yönetmenin kitap olarak yayınlanan ilk eseri Film Duyumu'ndan sonra, yine öğrencisi Jay Leyda'nın önerisiyle hazırlanan bir derlemedir. Bu kitaptaki yazılar 1928'den 1946'ya kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsar. Metinlerde 'kurgu' her zamanki gibi önemli bir yer tutmakla birlikte, birbirinden değişik başka konulara da el atılmıştır. Eisenstein bu kitabında öncelikli olarak sinemaya […] Yazının devamı ->

445) film duyumu eisenstein

"Eisenstein sinemayla yaşıttı; sinemanın ilk yarım yüzyıllık serüvenini yaşadı; bu serüvene hem yaratıcı hem kuramcı hem de eğitici olarak en büyük katkıyı sağladı. Sessiz sinemanın, bugüne kadarki bütün sinemanın belki de en büyük yapıtı Potemkin Zırhlısı onundur. Sinemayı yönlendirmek istediği anlıksal sinema yolundaki ilk örnek olan Ekim onundur. Görsel-işitsel sanatın en ustaca uygulandığı sinema ürünü […] Yazının devamı ->

sultanlar devrinde oglanlar taraf roportaji

Özlem Ertan, Taraf Resmî tarih söyleminde hasıraltı edilen konuların başında Osmanlı devrinde sıklıkla rastlanan eşcinsel ilişkiler geliyor. Tarihi lise kitaplarından öğrenenler, padişahların, önemli devlet adamlarının, şairlerin erkek erkeğe yaşadığı aşklar hakkında bilgi sahibi değil. Bu “gizli” dünyaya adım atmak için Osmanlı döneminden kalan kaynakları okumak ya da eski metinleri inceleyen tarihçilerin çalışmalarına göz atmak gerekiyor […] Yazının devamı ->

444) twitler ve sokaklar

"Tayyip Erdoğan hükümetinin Mart 2014 yerel seçimlerinden hemen önce Twitter ve YouTube gibi en popüler sosyal ağ sitelerinin 'kökünü kazıma'ya karar vermesi, siyasi liderlerin sosyal medyayı kendi istikrarlarına nasıl bir tehdit olarak gördüklerinin traji-komik bir göstergesidir. Peki, Mübarek gibi diktatörler ve Erdoğan gibi demokratik yolla seçilmiş ama otoriter eğilimlere sahip, devletin baskı aygıtını kontrol altında […] Yazının devamı ->

441) yunan adalari adalar denizine yolculuk

“Gittiğinizde göreceksiniz ki, her adanın kendine özgü doğal güzellikleri, mimarisi, mutfağı ve ‘havası’ var. Eğer bütün ayrıntılarıyla bir adayı görmek, kalabalıklar içinde boğulmak isteiyorsanız ilkbahar ya da sonbahar aylarını seçmelesiniz. Zaten ben bu kitapta, vakti ve bütçesi kısıtlı olanların, çok para ve zaman harcamadan gittikleri adada öncelikle görmeleri gereken yerleri dikkat çekmeye özen gösterdim. “Keşke […] Yazının devamı ->

443) sultanlar devrinde oglanlar

Parlak delikanlılar için fitne diyen, tüysüz oğlanlarla konuşmayı zina sayan şeyhler; bir delikanlının bakışından etkilenerek şehvetle boşalan din bilgini; şair padişahların şiirlerine konu olan ‘güneş yüzlü melekler’; Fatih Sultan Mehmed ve Bizanslı Notaras’ın yakışıklı oğluyla ilgili iddialar; sevdiği delikanlı uğruna sürgün edilen Osmanlı veziri; Osmanlı Devleti’ne vergi vererek ‘esnaf’ sayılan, fahişelik yapan parlak delikanlılar... Cem […] Yazının devamı ->

442) tiyatro uzerine meyerhold

“Benim bütün sanat kariyerim ve sahnelemelerim özeleştiriden başka bir şey değildir. Ben bir çalışmamın etkisinden kurtulmadan asla başka bir yaratım içine girmeye kalkmadım. Gerçek bir sanatçının hayat hikâyesi, kendinden asla hoşnut olmayan bir adamın işkence içinde geçen hayat hikâyesidir. Gerçek bir sanatçı sadece doğuştan gelen yetenekle değil, bu yeteneği işleyebildiği zorlu bir sürecin sonunda sanatçı […] Yazının devamı ->

feyzi tuna yazisi ahmet selcuklu

Sinemada kimi yönetmenler vardır, bir film çekerler, kült olurlar, yeni aşina olanlar dahi adını hiç unutmazlar; fakat sinemada kimi yönetmenler de vardır, neredeyse tüm sinemayı sırtlarlar, bir setten öbürüne koşarlar, ne çarelere derman olurlar, lakin adlarını bilen bilir, haklarını da bilen öder. Upuzun bir söyleşi tarzındaki kitabını okuduktan sonra Feyzi Tuna’ya dair aklımda kalan, buna […] Yazının devamı ->

marksizmin kapak dusuk coz

“Genel olarak kapitalizm, özeldeyse emperyalizm, demokrasiyi bir yanılsamaya çevirir, ama aynı zamanda kapitalizm kitlelerde demokrasi özlemlerini uyandırır, demokratik kurumlar yaratır, emperyalizmin demokrasiyi yadsıyışı ile kitlelerin demokrasi için çabalamaları arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı şiddetlendirir.” “Burjuvazinin bütün uluslar için eşit haklar ilanı aldatmacadır. Oysa bizim için bu eşitlik bütün ulusların kazanılmasını kolaylaştırıp hızlandıracak hakikat olacaktır. Uluslar arasında başarıyla […] Yazının devamı ->

436) epik tiyatro uzerine uc metin

"Epik tiyatro, gestus'a dayanan tiyatrodur. Tam anlamıyla söylenirse eğer, gestus malzemedir; epik tiyatro ise bu malzemenin amaca uygunluk ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesidir." "Epik tiyatroda yönetmen, oyuncusuna yaratması gereken etkiye ilişkin yönelimler değil, karşısında tutum alacağı savlar verir. Yönetmen karşısında oyuncu, herhangi bir rolle özdeşleşmekle yükümlü kişi değil, bu rolün dökümünü yapmakla görevli olan kişidir." "Epik tiyatroda […] Yazının devamı ->

439) magluplar mehmet tasdemir

"Belki de bir hiçim ben. Kitabı da bir hiç olduğum için yazdım. İşte duyun, görün beni demek için. Kendinden emin olanların kitap yazmaya ihtiyaç duymamalarını daha şu an, sizi arayıp aramama arasında bocalarken öğrendim. Eksik insan kitap yazar. Kafka'nın konu ettiği türden bütün kahramanların kitaplarının olmaması da (hepsi de bir hiç olduğu duygusuyla yaşadığı halde) […] Yazının devamı ->

feyzi tuna kapak

Bazen onlarca kitap arasında seçme mecburiyeti duymadan büyük bir yolculuğa hazırlandığında insan, nerede kaç sayfa geçireceğini, hangi cümlelerin altını çizeceğini kestiremiyor. Belki de güzel olan bu; adını yolculuk koymamın nedeni de oturduğum yerden farklı görüntüler içinde, değişik mekânlarda gezinebilmem. Bazı kitaplara şöyle bir göz atarken tüm geceyi sayfaların arasında geçirmiş olmak, birden notlar almak, sabah […] Yazının devamı ->

438) jean-luc godard

“Sinema bir düş ya da hayal ürünü değildir. Sinema hayattır. Ben filmlerle hayat arasında bir fark görmüyorum. Mesela cinsellik de, hayatta ne rol oynuyorsa sinemada aynı rolü oynar. Aynı sebeple, bir filmin sembolik olabileceğine ihtimal vermem; çünkü bir film, gerçeğin fotoğrafının çekilmesidir. İyi bir film yapmak, problemleri farklı biçimde ortaya koyma meselesidir. Siyasal bir film yapmak istiyorsanız, kuşkuları ortaya […] Yazının devamı ->

dunya nasil degisir kapak

“Marx’ın 21. yüzyılla ilintisi nedir? Sovyet tipi sosyalizm modeli; şu âna değin sosyalist bir ekonomi yaratmayı hedefleyen tek girişim artık yok. Öte yandan, küreselleşmede son derece hızlı bir ilerleme söz konusu –keza insanların servet üretme kapasitesinde de. Ayrıca, ekonomimizin biyosfer üzerindeki negatif etkisini eski duruma döndürme ya da en azından kontrol altında tutma gerekliliği ile […] Yazının devamı ->

televizyonda gerceklik algisi

“Günümüzde insanoğlu ‘nesnel gerçeklik’i çoğu zaman televizyonun piyasa koşulları adına, teknik imkânlarla kodlanmış iletileri üzerinden dolayımlayarak alımlar. Kurmaca bi rgerçeklik içerisinde, kimi kimliklerin ön plana çıkarılarak sıradanlaştırıldığı, kimi olayların bağlamdan kopuk kesitler halinde sunulduğu gözardı edilir. Dolayısıyla, medyatik gerçeklik kurgusu içinde yeniden inşa edile ntelevizyon haberleri, çoğu zaman nesnel gerçekliğin önüne geçer.” “Televizyonun dinamikleri, hayatın […] Yazının devamı ->

feyzi tuna kapak

"Feyzi Tuna kırk yıllık sinema kariyerinde Yasak Sokaklar, Kuyucaklı Yusuf, Kızgın Toprak, Seni Kalbime Gömdüm gibi klasikleşen filmlerin yönetmenliğini üstlenir; kimi zaman ‘harika çocuk’ muamelesi görür, kimi zaman Yeşilçam endüstrisinin sert yüzüyle karşı karşıya kalır, çünkü Yeşilçam’da ‘her film bir imtihandır’. “Dilara Balcı'nın nehir söyleşi tarzında hazırladığı bu kitapta Feyzi Tuna, kendisinin Yeşilçam’la imtihanını okurlarla paylaşıyor […] Yazının devamı ->

433) yesilcam hatirasi

"Bir avuç inanmış, iyi niyetli, cefakar sinemacının imkansızlıklar içinde yoktan var etmeye çalıştığı bir sinemaydı Yeşilçam. Sektör olamamış, artı değerini yaratamamış fakat iyi sinemacılar, iyi filmler çıkarmış bir sinema. Büyük paraların dönmediği, sermaye sınıfının hiçbir zaman yüz vermediği, desteklemediği fakat açlığı, yoksulluğu göze almış aydın sinemacıların, sinemayı geliştirmek için büyük çabalar harcadığı bir sinema. Örnek […] Yazının devamı ->

426) brecht butun oyunlari 7

Brecht'in 10 cilt halinde yayınlanmakta olan Bütün Oyunları'nın yedinci cildinde yer alan oyunlar şunlardır: - Arturo Ui'nin Yükselişi - Simone Machard'ın Düşleri - Schweyk - Malfi Düşesi   Türkçesi: Yücel Erten - Özdemir Nutku - Cihan Gerçek - Ayşe Selen 567 sayfa 1. basım: Temmuz 2013 Fiyatı: 35 TL Tiyatro dizisi: 26 Agora Kitaplığı: 426 […] Yazının devamı ->

432) luchino visconti

Aristokrat ve Marksist olup, aynı zamanda ağır gerçekliğin ve ince melodramın ustası sayılan İtalyan yönetmen Luchi Visconti, 20. yüzyılın tartışmasız en büyük sinemacıları içinde yer alır. Tutku, Yer Sarsılıyor, Leopar, Ludwig, Masumlar ve Lanetliler adlı filmleriyle İkinci Dünya Savaşı'nın önemli ustalarından biri olduğu gibi, İtalyan yeni-gerçekçiliğinin de kurucuları arasında kabul edilir. Bakışında Marksist damarı hep […] Yazının devamı ->

cellat helmut ortner

Alman hakimi Roland Friesler'in adı, Nazi adaletinden kopmayacak denli birbirine bağlıdır: O, 'Halk Adalet Divanı'nın namlı başkanıydı ve kendisine '3. Reich'ın Kanlı Hakimi' ünvanını kazandıran, 2.200 ölüm fermanının sorumlusuydu. Freisler, Nazi Almanyası'nda iki ünlü direniş grubunun mensuplarını, yani 20 Temmuz 1944'de başarısızlıkla sonuçlanan suikastten ötürü Graf Stauffenberg'in çevresindeki kişiler ile 'Beyaz Gül' direniş hareketinden Scholl […] Yazının devamı ->

bolsevikler devrime gidiyor

"Partimiz 4 Temmuz'da haklı bir öfke içinde olan kitlelerle birlikte yürüyerek ve onların hareketine, gösterilerine olabildiğince barışçıl ve örgütlü bir nitelik kazandırmaya çalışarak üzerine düşen görevi yapmıştır." "Burjuvazi ile proletarya arasındaki sınıf mücadelesi en üst seviyeye ulaşmış ve 20-21 Nisan'da olduğu gibi 3-5 Temmuz'da da ülke iç savaşın eşiğine gelmiştir. Bu sosyo-ekonomik koşul hiç kuşkusuz […] Yazının devamı ->

hilmi kapak

"Ciddiye alınmayan sorgulanmaz da. Nostalji rüzgarları 1990'larda eski Türk filmlerini bulup tekrar gün yüzüne çıkardığında, üstelik bu kez 'vaktinde kadri bilinmemiş bir değer' olarak sunulmakta iken, üzerine düşünme gereği duymadığımız melodramlardan yükselen ideolojiyle örtüşen bir karanlık hüküm sürmektedir. "O ideoloji milliyetçidir, tekçidir; Kürtleri, Ermenileri, Rumları, Yahudileri, hülasa farklı dinlere ve milletlere mensup olanları dışlar; erkeğe […] Yazının devamı ->

Ne kadar aldatıcı, ne kadar inkâr doludur tarihin sayfaları. Ve ne kadar hazindir ki görmezliğin tutsağı olmuştur bazı hakikatler, bazı yaratıcılar; kuytu köşelerde unutulur, fark edilmez. Konuşulur, tartışılır ve fikirleri her alana yayılır. Ama her nasılsa gündeme getirilmez, öylece bırakılır bir yerlere. Oysa her kelime, her düşünce durmadan yol alır karanlıklarda. Bir yanıp sönse de […] Yazının devamı ->

424) brecht butun oyunlari 6

Brecht'in 10 cilt halinde yayınlanmakta olan Bütün Oyunları'nın altıncı cildinde yer alan oyunlar şunlardır: - Cesaret Ana ve Çocukları - Lukullus'un Sorgulanması (1940) - Lukullus'un Sorgulanması (1941) - Lukullus'un Mahkumiyeti - Sezuan'ın İyi İnsanı - Puntila Ağa ve Uşağı Marti   Türkçesi: Ayşe Selen - Ahmet Cemal - Özdemir Nutku - Yılmaz Onay 494 sayfa […] Yazının devamı ->