≡ Menu

1 Mayıs Yaklaşırken: “Haymarket – 1 Mayıs’ın Romanı” (Martin Duberman)

1870 ve 80’li yılların hemen başlarında, Amerika Birleşik Devletlerinin Chicago kentinde işçi hareketinin tarihini anlatan Martin Duberman, ilk işçi örgütlerini, işçi basınını ve kapitalizmin Amerika’daki gelişimini de anlatır.

Tarih profesörü olan Duberman’ın kaleminden Türkçe’de pek az bilinen Amerikan işçi hareketinin bir kesitini ve 1 Mayıs’ın tarihini de öğreniyoruz: Emek Şövalyeleri Hareketi, Uluslararası Emekçiler Derneği (I. Enternasyonal), ilk sendikaların çalışmalarını; kısa zamanda siyahlara ve kadınlara karşı ayrımcı tutumlarını, Amerika’daki ilk işçi gazetelerinin kuruluşunu ve bunların bir kısmının göçmen işçilere hitap ettikleri için Almanca yayınlandığını romandan öğreniyoruz.

Amerika’da ilk işçi hareketi ve onun en karalı militanları Alman göçmen işçilerden oluşuyor.Bu nedenle işçi gazeteleri, bildirileri, afişler aynı zamanda Almanca yayınlanıyor.

Roman, Albert Parsons ile Lucy’nin aşkı ve işçi hareketine katılması, devrimci fikirlerle, sosyalizm ve anarşizmle tanışmaları etrafında roman örülür.

İşçi örgütlerinde siyahlar ve kadınlar neredeyse yoktur. Siyahi işçiler sendikalara ve işçi örgütlerine üye dahi yapılmaz. Sendikaların yöneticileri ise, daha o ilk yıllarından itibaren düzenin savunucusu durumdadır. Lucy siyahi kökenleri ve kadın olması sebebiyle işçi ve sosyalist hareket içinde yer alması erkeklerden farklı olarak karşılaştığı önyargıları, zorlukları aşarak  mümkün olmuştur.

Romanın konusu 8 saatlik iş günü için yürütülen mücadeleler ve bu mücadeleyi yürüten işçilerin hayatları. Romanda çok canlı biçimde sınıf ayrımını, patronların korkularını, Emniyet Müdürü ve Valinin; Mahkeme yargıcının ve/veya mahkeme jürisinin; yoksullara karşı düşmanlığını okuyorsunuz. İşçileri savunacak avukat bulmanın olanaksız olduğu bir dönem.

Parasızlık ve evsizlikten nezarethanede geceyi geçiren işçiler, 12 saatlik çalışma karşılığında yaşamaya yetmeyecek ücretlere çalışmak zorunda kalanlar, haklarını arayanların “terörist” muamelesi görmesi ve nihayetinde işçi hareketinin gelişiminin önünü kesebilmek için girişilen tertipler. Haymarket (Samanpazarı) Meydanında yapılan bir mitingin bitmesine çok az kala, polislerin üzerine atılan bir bomba ve ardından 8 işçi liderinin suçlanıp, 5’inin idam edilmesi, birinin intihar etmesi ve 2’sinin ise 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarının öyküsü. Bu işçilerden yalnızca biri Amerikalı, diğerleri Alman. Göz göre göre ölüme gönderilmelerinin nedeni, sermaye sınıfının aldığı siyasi karar. Yıllar sonra bu olayın bir tertip olduğu itiraf edilse de, işlenen bu cinayet, işçilerin insanca yaşayacak bir ücret ve çalışma saati hakkını elde etmelerini önlemek için yapıldı.

Haymarket Anıtı

Aradan geçen 127 yıla rağmen, sermayenin ve mahkemelerin, emniyet müdürlüklerinin ve politikacıların tavırlarında bir değişiklik yok. Aynı zamanda işçilerin çalışma saatlerinin ve koşullarının iyileştirilmesi talebine karşı gösterilen tavır aynı. Ve işçilerin yılmadan, bitmek tükenmez enerjileriyle sermaye sınıfının köleleştirme politikalarına karşı direnişlerinin, mücadelelerinin talepleri aynı: 8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat canımız ne isterse!

1 Mayıs’ın Romanı: Haymarket, Agora Kitaplığ’ından 2004 yılında yayınlandı. İşçi sınıfının tarihini akıcı bir dille okumak ve öğrenmek isteyenler için önemli bir kaynak.

(soldefter.com haberi, 23 Nisan 2013)

25

 

Martin Duberman’ın Agora Kitaplığı’ndan çıkan kitapları şunlardır:

• Haymarket – 1 Mayıs’ın Romanı (2004)
 Toprak Ana – Emma (2006)
• Aylak Kerouac (2006)
• Stonewall İsyanı (2008)