≡ Menu
sosyalizm ve savas
alfred hitchcock
453) yeni orta sinif - sinik stratejiler
452) senaryo kurami
453) yeni orta sinif - sinik stratejiler

Volkan Alıcı, www.arkakapak.com Önce, kısaca orta sınıf ve yeni orta sınıf tanımı yapalım isterseniz, söyleşimize buradan devam edelim. Kavram kullanım kolaylıklarına sahip. Aslında “ortada” olan demek. Neyin ortası peki. Burjuvazi (aristokrasi) ve işçi sınıfının ortasına denk geliyor. Platon’dan bu yana erdem ve ahlak bir “orta” hali ve “ılımlılık” olarak okunur. Yani aşırıya kaçmamak anlamında. Orta […] Yazının devamı ->

sosyalizm ve savas

"Sosyalistler uluslar arasındaki savaşı her zaman barbarlık ve gaddarlık olarak görüp lanetlemişlerdir. Fakat bizim savaşa karşı tutumumuz burjuva pasifistler ve anarşistlerin tutumundan temelde farklıdır." "Biz savaşların ülke içindeki sınıf mücadelesiyle kaçınılmaz bağa sahip olduğunu görüyoruz; sınıflar kaldırılıp sosyalizm kurulmadığı müddetçe savaşın yok edilemeyeceğini biliyoruz. Keza biz iç savaşları, yani ezilen sınıfın ezen sınıfa karşı, kölelerin […] Yazının devamı ->

alfred hitchcock

"Hikâye her zaman filmin en önemli kısmıdır, fakat bir filmin en önemli görevi de kamera dilinin tamamen sözcüklerin yerine geçmesidir. Dolayısıyla, belirleyici olan benim hikâyeyi nasıl anlattığım. Bir casus filminde casusun neyi aradığı önemli değildir, nasıl aradığı önemlidir. Ben filmin neyle ilgili olduğunu hiç umursamam. İlgilendiğim şey, seyircide duygu uyandırmak için malzemenin nasıl işlenmesi gerektiği. İzleyiciye çığlık […] Yazının devamı ->

450) gezinin ufkundan sukru argin

Gezi'nın birinci yılını doldurduğu günlerdeyiz. Bu bir yıl, bir yandan hareketin iniş ve çıkışlarının olduğu bir dalgalanmalar silsilesine tanıklık ederken bir yandan da isyanı anlamaya ve/veya açıklamaya yönelik çok sayıda tartışmaya zemin sağladı; dolayısıyla bu tartışmaları barındıran çok sayıda metni, kitabı okuma fırsatımız oldu. Özellikle ilk üretimlerin büyük bir kısmı yaşanan Olay’ı çok hızlı bir […] Yazının devamı ->

453) yeni orta sinif - sinik stratejiler

“1991 sonrası genç üniversiteli bir okur profiline sahip Leman dergisinde üretilen ve kısa sürede medya tarafından yaygınlaştırılan sinik ironi; aynı yıllarda palazlanan ve 2000'li yıllardan itibaren kriz yaşayan yeni orta sınıfa (YOS) ‘kültürel sermaye’ ve ‘mırıldanma’ stratejileri sağlayan en büyük kaynaklardan biriydi. YOS, yani ‘dünyanın en parlak on yılı’nın parlak vitrini, neo-liberal hizmetler sektörüne akın eden neşeli beyaz yakalılardı […] Yazının devamı ->

452) senaryo kurami

‘‘Sinema dramaturjisi, yaşamın diyalektiğinin anlamlandırılması, yeniden yapılanması ve sinematografa özgü bir yolla dile getirilmesinin bir yöntemidir. Sinema dramaturjisi felsefi bir genelleştirmedir, değişik sanatsal ve estetik kategorileri biraraya getiren bileşendir. Dünyanın ayrı parçaları arasında iç bağlar bulma kabiliyetidir dramaturji. Dünyanın aynı zahireleri arasında doku, yapı, bağlam ve biçimsel benzerlikler bulup, onları birbirleriyle kaynaştırmaktır. ... Film senaryosu ise yaşamın gerçekliğinin senaristin yaratım […] Yazının devamı ->

pudovkin film cekme sanati

Vsevolod Pudovkin 1920’lerde sessiz sinemanın ‘altın çağı’nda Sovyet film yönetmenlerinin klasik üçlüsünden biriydi. Batı’da onun ismi, çağının sinemasında en büyük yenilikçilerden biri olarak Sergey Eisenstein ile Dziga Vertov’un isimleriyle birlikte anılıyordu. Pudovkin ayrıca, yazıları İngilizce’ye çevrilen ilk Sovyet yönetmeniydi; ‘montaj’ fikrinin öncülerinden Kuleşov’un öğrencisi olarak, film çekme sanatının her aşamasıyla ilgili kapsamlı, teorik yazılar kaleme […] Yazının devamı ->

451) bolsevikler iktidari ellerinde tutabilecekler mi

“Bolşevikler bütün devlet iktidarını tek başlarına ele geçirmeye cüret edecekler mi? Ben bir siyasal partinin -özelde de ilerici sınıfın partisinin- fırsat geldiğinde iktidarı almayı reddetmesi halinde var olma hakkını kaybedeceği, parti adını taşımaya layık olmayacağı, kelimenin her anlamıyla bir hiç haline geleceği görüşümün hâlâ arkasındayım.” “Proletaryanın ‘devlet aygıtı’nı ele geçirip ‘kullanma’ya başlaması söz konusu olamaz […] Yazının devamı ->

450) gezinin ufkundan sukru argin

“İnsanların hayatı gibi toplumların tarihi de esasında uçsuz bucaksız bir üzüntü, keder ve elem okyanusu’nda zaman zaman yükselen anlık ‘sevinç, keyif ve neşe dalgaları’ndan ibarettir. Bu itibarla, Gezi Direnişi’nin doksan yıllık Cumhuriyet tarihimizde yaşanmış en sevinçli, en keyifli ve en neşeli kolektif ruh kabarışı olduğu rahatlıkla söylenebilir sanırım.” (s.1) Dakika bir gol bir, dendiği gibi […] Yazının devamı ->

448) bir isyani fotograflamak ozcan yurdalan

"Türkiye toplumu tarihinin en önemli dönemeçlerinden birinden geçerken hiç olmadığı kadar çok sayıda görüntü kaldı geride. Gezi Parkı işgalini, Taksim Meydanı'ndan sokaklara yayılan direnişi görüntüleyen binlerce kişinin topluca bir hafıza yaratma gayretine tanık olduk. Çeşitli biçimler alarak evrilip dönüşen isyan, görsel kayıt tutmaya çalışan fotoğrafçı ve videograflar için önemli verilerle doluydu. "Fotoğrafçılar isyanın her yerinde ve her […] Yazının devamı ->

450) gezinin ufkundan sukru argin

"Gezi Direnişi'nin doksan yıllık Cumhuriyet tarihimizde yaşanmış en sevinçli, en keyifli ve en neşeli kolektif ruh kabarışı olduğu rahatlıkla söylenebilir sanırım. Şu an itibariyle bu kabarış sönmüş, yükselen dalgalar artık kıyıya vurmuş ve biz -mecalsiz- kendimizi yeniden şu uçsuz bucaksız 'üzüntü, keder ve elem okyanusu'nun içinde bulmuş olabiliriz. Fakat hiç şüphe yok ki, dün bizi […] Yazının devamı ->

447) gorme duyusu john berger

Görme Duyusu, John Berger'ın beşinci denemeler kitabıdır ve kucakladığı dönem, yazı türlerinin yelpazesi ve el attığı konular bakımından en kapsamlı olanıdır. Aşk ve tutku, ölüm, güç/iktidar, emek, zamanımızın deneyimi ve bugünkü tarihimizin niteliği... Görsel anlam ile sözel anlam arasındaki, sözcükler ile görüntüler arasındaki ilişkileri keşfetmeyi her zaman başa almış olan yazar, elinizdeki hacimli kitapta hikayeler […] Yazının devamı ->

twitler birgun roportaji

Ömür Şahin Keyif - Birgün Londra’daki King’s Collage’de ‘Dijital ve Sosyal Kültür’, ‘Medya ve Yaratıcı Endüstriler’ ve ‘Dijital İnsani Bilimler’ bölümlerinde dersler veren aynı zamanda bağımsız gazeteci olarak çalışan Paolo Gerbaudo, Türkiye’de Osman Akınhay’ın çevirisiyle bu ay çıkan Twitler ve Sokaklar kitabında, sosyal medya ve toplumsal hareketlerin birbirini nasıl dönüştürdüğünü, değişen protesto kültürünü anlatıyor. Gezi […] Yazının devamı ->

twitler birgun kitap

Sosyal medya ve sokak ilişkisi Gezi'den sonra daha sık konuşulmaya, tartışılmaya başlandı; Gezi İsyanı'nda sosyal medyanın rolü neydi sorusuna türlü yanıtlar verildi. Sosyal medyanınn ayaklanmalardaki rolü aslında Gezi'den önce de dünyada tartışılan bir konuydu. Özellikle 2011 yılından itibaren ayaklanmalar ve arkasındaki toplumsal muhalefetin sosyal medya ile ilişkisi önemli bir konu, yanıtlar bulunması gereken bir sorular […] Yazının devamı ->

twitler foti radikal kitap 1

Bundan birkaç yıl önce, Arap ayaklanmaları tam gaz sürerken, Hillary Clinton’un danışmanı Alec Ross, interneti “21. yüzyılın Che Guevera’sı” olarak nitelendirmişti. Ross’a göre facebook ve twitter benzeri medyalar, diktatörlüklerin neredeyse sonu anlamına geliyordu. Ross bu fikrinde yalnız değildi elbet. Tunus ve Mısır’da diktatörlerin devrilmesi, bir facebook ya da twitter devrimleri çılgınlığına çoktan yol açmıştı. Dolayısıyla […] Yazının devamı ->

446) film bicimi eisenstein

Eisenstein'ın Film Biçimi kitabı, yönetmenin kitap olarak yayınlanan ilk eseri Film Duyumu'ndan sonra, yine öğrencisi Jay Leyda'nın önerisiyle hazırlanan bir derlemedir. Bu kitaptaki yazılar 1928'den 1946'ya kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsar. Metinlerde 'kurgu' her zamanki gibi önemli bir yer tutmakla birlikte, birbirinden değişik başka konulara da el atılmıştır. Eisenstein bu kitabında öncelikli olarak sinemaya […] Yazının devamı ->

445) film duyumu eisenstein

"Eisenstein sinemayla yaşıttı; sinemanın ilk yarım yüzyıllık serüvenini yaşadı; bu serüvene hem yaratıcı hem kuramcı hem de eğitici olarak en büyük katkıyı sağladı. Sessiz sinemanın, bugüne kadarki bütün sinemanın belki de en büyük yapıtı Potemkin Zırhlısı onundur. Sinemayı yönlendirmek istediği anlıksal sinema yolundaki ilk örnek olan Ekim onundur. Görsel-işitsel sanatın en ustaca uygulandığı sinema ürünü […] Yazının devamı ->

sultanlar devrinde oglanlar taraf roportaji

Özlem Ertan, Taraf Resmî tarih söyleminde hasıraltı edilen konuların başında Osmanlı devrinde sıklıkla rastlanan eşcinsel ilişkiler geliyor. Tarihi lise kitaplarından öğrenenler, padişahların, önemli devlet adamlarının, şairlerin erkek erkeğe yaşadığı aşklar hakkında bilgi sahibi değil. Bu “gizli” dünyaya adım atmak için Osmanlı döneminden kalan kaynakları okumak ya da eski metinleri inceleyen tarihçilerin çalışmalarına göz atmak gerekiyor […] Yazının devamı ->

444) twitler ve sokaklar

"Tayyip Erdoğan hükümetinin Mart 2014 yerel seçimlerinden hemen önce Twitter ve YouTube gibi en popüler sosyal ağ sitelerinin 'kökünü kazıma'ya karar vermesi, siyasi liderlerin sosyal medyayı kendi istikrarlarına nasıl bir tehdit olarak gördüklerinin traji-komik bir göstergesidir. Peki, Mübarek gibi diktatörler ve Erdoğan gibi demokratik yolla seçilmiş ama otoriter eğilimlere sahip, devletin baskı aygıtını kontrol altında […] Yazının devamı ->

441) yunan adalari adalar denizine yolculuk

“Gittiğinizde göreceksiniz ki, her adanın kendine özgü doğal güzellikleri, mimarisi, mutfağı ve ‘havası’ var. Eğer bütün ayrıntılarıyla bir adayı görmek, kalabalıklar içinde boğulmak isteiyorsanız ilkbahar ya da sonbahar aylarını seçmelesiniz. Zaten ben bu kitapta, vakti ve bütçesi kısıtlı olanların, çok para ve zaman harcamadan gittikleri adada öncelikle görmeleri gereken yerleri dikkat çekmeye özen gösterdim. “Keşke […] Yazının devamı ->

443) sultanlar devrinde oglanlar

Parlak delikanlılar için fitne diyen, tüysüz oğlanlarla konuşmayı zina sayan şeyhler; bir delikanlının bakışından etkilenerek şehvetle boşalan din bilgini; şair padişahların şiirlerine konu olan ‘güneş yüzlü melekler’; Fatih Sultan Mehmed ve Bizanslı Notaras’ın yakışıklı oğluyla ilgili iddialar; sevdiği delikanlı uğruna sürgün edilen Osmanlı veziri; Osmanlı Devleti’ne vergi vererek ‘esnaf’ sayılan, fahişelik yapan parlak delikanlılar... Cem […] Yazının devamı ->

442) tiyatro uzerine meyerhold

“Benim bütün sanat kariyerim ve sahnelemelerim özeleştiriden başka bir şey değildir. Ben bir çalışmamın etkisinden kurtulmadan asla başka bir yaratım içine girmeye kalkmadım. Gerçek bir sanatçının hayat hikâyesi, kendinden asla hoşnut olmayan bir adamın işkence içinde geçen hayat hikâyesidir. Gerçek bir sanatçı sadece doğuştan gelen yetenekle değil, bu yeteneği işleyebildiği zorlu bir sürecin sonunda sanatçı […] Yazının devamı ->

feyzi tuna yazisi ahmet selcuklu

Sinemada kimi yönetmenler vardır, bir film çekerler, kült olurlar, yeni aşina olanlar dahi adını hiç unutmazlar; fakat sinemada kimi yönetmenler de vardır, neredeyse tüm sinemayı sırtlarlar, bir setten öbürüne koşarlar, ne çarelere derman olurlar, lakin adlarını bilen bilir, haklarını da bilen öder. Upuzun bir söyleşi tarzındaki kitabını okuduktan sonra Feyzi Tuna’ya dair aklımda kalan, buna […] Yazının devamı ->

marksizmin kapak dusuk coz

“Genel olarak kapitalizm, özeldeyse emperyalizm, demokrasiyi bir yanılsamaya çevirir, ama aynı zamanda kapitalizm kitlelerde demokrasi özlemlerini uyandırır, demokratik kurumlar yaratır, emperyalizmin demokrasiyi yadsıyışı ile kitlelerin demokrasi için çabalamaları arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı şiddetlendirir.” “Burjuvazinin bütün uluslar için eşit haklar ilanı aldatmacadır. Oysa bizim için bu eşitlik bütün ulusların kazanılmasını kolaylaştırıp hızlandıracak hakikat olacaktır. Uluslar arasında başarıyla […] Yazının devamı ->

436) epik tiyatro uzerine uc metin

"Epik tiyatro, gestus'a dayanan tiyatrodur. Tam anlamıyla söylenirse eğer, gestus malzemedir; epik tiyatro ise bu malzemenin amaca uygunluk ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesidir." "Epik tiyatroda yönetmen, oyuncusuna yaratması gereken etkiye ilişkin yönelimler değil, karşısında tutum alacağı savlar verir. Yönetmen karşısında oyuncu, herhangi bir rolle özdeşleşmekle yükümlü kişi değil, bu rolün dökümünü yapmakla görevli olan kişidir." "Epik tiyatroda […] Yazının devamı ->