Agora Kitaplığı — Meselesi Olan Kitaplar!
≡ Menu

Sadece bir çocuk yogası kitabı yazmaktan ziyade anneleri de işin içine alan bir kitap yazmamdaki amaç ebeveynlerin yogayı kendileri için keşfederken çocuklarına da öğretmelerini istememdi. Bu sayede hem kendilerini daha zinde ve mutlu hissetmelerini hem de çocuklarıyla keyifli ve kaliteli zaman geçirmelerini amaçladım. Kitaba çocuklarına okumaları için konularını gerek halk masallarından gerek Mevlana Celaleddin Rumi’den […] Yazının devamı ->

Birbirimizin gözüne giriyoruz, gözünden düşüyoruz. Birilerine kendimizi ispatlamak için çırpınıyor ya da rezil oluyoruz. Birbirimizi aşağılıyor ya da yüceltiyoruz. Birbirimizin ‘kişilikleri’ni merak ederek, ölçerek, biçerek yaşıyoruz. “İş insanın aynasıdır” atasözüyle yapılana bakıp birinin ne biçim bir insan olduğunu anlayabileceğimize inanıyoruz. “İnsan yedisinde neyse, yetmişinde de odur” deyişiyle insan kişiliğinin değişmezliğini savunabiliyoruz. Sözde bir ‘insan borsası’nda […] Yazının devamı ->

“Ben, çektiğim bir filmde zaman layıkıyla aksın, hiçbir şeye bağımlı olmadan aksın isterim... Zaman böyle aksın ki, seyirci, algısı üzerinde bir baskı, zorlama hissetmesin, gönül rızasıyla kendini yönetmene teslim etsin, bile isteye onun tutsağı olsun, filmde sunulan malzemeyi kendi malıymış gibi hissetsin, yeni ve kendine ait bir deneyim gibi benimsesin, bağrına bassın. Bu yüzden ben […] Yazının devamı ->

"Bu kitabın konusu, sevginin, insan ilişkilerinde verili halde bulunan düzenleri. Sevgiye ancak bu düzenleri tanıyarak ulaşabiliriz. Kör ve bilgi yoksunu olup, bu düzenleri tanımayan sevgi ise bizi çoğu zaman yanılgıya sürükler. Sevgi eğer düzenleri tanır ve gözetirse, özlemini çektiğimiz şeyin yolunu açar. Bu durumda sevginin hem bizde hem çevremizde rahatlatıcı, iyileştirici bir etkisi olacaktır. " […] Yazının devamı ->

“Beni çok kızdırdın!” “Senin yüzünden mutsuzum.” “Gururumu kırdın, beni gücendirdin.” “Bakışlarınla beni ürkütüyorsun!” Duygularımızın nedenleri nerededir? Duygu yaşayan birine bu soru yöneltildiğinde genelde bir başka kişiye işaret edilir. Üç Psikolojik Soru’da, Kadir Özer üç temel soruyu işleyerek duygularımızı sahiplenmenin önemini vurguluyor. Değişmemek, değişmekten daha kolay göze alınan bir süreçtir. Değişmemek, aynı kalmaktır. Değişmek ise, bireysel […] Yazının devamı ->

“Ben sanırım bir romantik olmaktan ziyade bir gerçekçiyim, fakat öncelikle bir auteur olmak isterim. Sinemaya bir meslek gözüyle değil, ifade aracı gözüyle bakıyorum. Benim gözümde, sinema hiç de makyaj, ışıklar, Hollywood starları falan değil; sadece, fikirler. Bugünün bir film yönetmeni olarak benim sorunum bu. Bir nevi, sohbet. Sohbet etmek, sizde olmayan şeyleri başkasından duymak değil […] Yazının devamı ->

“İlk cümleyi bulana kadar bir roman yazmak imkânsızdır. Yıllarca aklınızda bir fikirle yaşayabilirsiniz. Sonra, ilk cümleyi bulunca, kendinizi çalışmaya itmenin yolunu da bulmuş olursunuz. Fakat kitabın her cümlesi de kitabın merkezidir. Ayrıca roman, dünyada iki yabancının en mahrem halleriyle buluşabilecekleri tek yerdir.” “Bence bütün yazarlar biraz kaçıktır. Hasar görmüş ruhlar, başka bir şey yapmaktan aciz […] Yazının devamı ->

“Ben yönettiğim filmlerde karakterlerin geçmişiyle ilgili olabildiğince az bilgi veririm, jestlerin karakterin niteliğini seyirciye aktarmasını sağlamaya çalışırım. Ne kadar az şey açıklanırsa, perspektif ne kadar değiştirilirse seyirci filme o kadar katılır. Bir filmin iyi işlemesini sağlayan şey de seyircinin hayal gücü ve katılımıdır. Her şeyi aktarıp söylemenize gerek yok.” “Film yapmadan önce zihninizde olmalı. Zihninizde […] Yazının devamı ->

Aslında içten içe birtakım sıkıntılarım olduğunu fark edip çare aramaya çalışmıştım uzun yıllar önce. Otuzlu yaşlarımın başındayken televizyondaki bir kitap tanıtım programında görüp aldığım Vera Peiffer’ın Olumlu Düşünme diye bir kitabı vardı. Oradaki bir olumlamayı, yazarın önerisi doğrultusunda bir kâğıda yazmış, banyodaki aynanın yanına yapıştırmıştım. Her sabah akşam dişimi fırçalarken gözlerimle okuyordum. Bir ay kadar […] Yazının devamı ->

İnsan, doğar doğmaz üzerine giydirilen çeşitli kodlarla örülü deli gömleğini yırtıp atmak, kendini yabancı hissettiği bu yaşamdan sıyrılıp bambaşka bir dünyaya sığınmak istiyor... İstiyor da, kolay mı? Tüm aidiyetlerden sıyrılmak, yalnızlıkla, mutsuzlukla dolu, koca bir hayatın altından kalkmak... Sizde de olur mu? Bir yerlerden getirilip öksüz çocuk gibi bırakıldığım bu yerde her şey neden bana […] Yazının devamı ->

“Kürtler ancak 21. yüzyılda kendi kimlikleri ve dilleriyle sinema yapmaya başladılar; sinema sanatının bir yüzyılı devirdiği, bütün ülke sinemalarının öyküde tekrarı yaşadığı bir yüzyıldan sonra. Kürt sinemasının her geçen gün uluslararası festivallerde daha çok filmle temsil edilmesi, Yılmaz Güney gibi bir efsanenin ardından Bahman Ghobadi ve Hiner Saleem’in kazandıkları ödüller, Kürt gençlerinin sinemaya yönelmesini sağladı. […] Yazının devamı ->

“Trump’ın iktidara gelişiyle büyük (çokuluslu) şirketler, aracıları (o aciz siyasetçileri) devreden çıkarıp, çıplak iktidarı ele geçirmişlerdir. Hedef, kamusal alana ve kamusal çıkara karşı topyekûn savaş açmaktır. Hedef, halkın çıkarına programlar uygulamak yerine, büyük şirketlere dizginlenmemiş ölçüde güç ve özgürlük sağlayan; fosil yakıtların çıkartılıp kullanılmasına dayalı, şirketlerin hareket alanlarını kısıtlayan her türlü kural ve düzenlemenin kaldırıldığı […] Yazının devamı ->

Cockburn genellikle çok karmaşık ihtilafların, krizlerin, değişken ittifakların ve kanlı savaşların yaşandığı bir bölgenin ortasında, önyargılara kapılmadan ve birinci elden tanıklıklara dayanarak haber yapan bir gazeteci ve savaş muhabiridir. 2001 yılından günümüze kadar Ortadoğu’yu ve çevresini sarsan çatışmalarla ilgili haberleri benzersiz niteliktedir. Gerçeklikle bağdaşır değerlendirmeleri ve isabetli gözlemleriyle Batı’nın Afganistan ve Irak’taki işgallerinin sürdürülemeyeceğini, Libya’da […] Yazının devamı ->

“Ben iyi bir filmin kusurları olması gerektiğine inanıyorum. Tıpkı hayatta olduğu ve insanlarda görüldüğü gibi. Mükemmellik anlamına gelen bir güzelliğin var olduğuna inanmam mümkün değil. Kendim de her şeyi en baştan biliyor olursam, o filmi çekmekteki bütün hevesimi kaybederim. Film çekmek seyahate çıkmaya benzer ve bir seyahatin en eğlenceli kısmı, yolda keşfettiklerinizdir.” “Yaratıcı insanlar, gerçeklik […] Yazının devamı ->

“Ben roman yazmıyorum, bir karakter de yaratamıyorum. Korkarım, benim eserlerimde hiç karakter yok ve yarattığım tek karakter, varıp varacağım kişi hep kendimim. Çünkü hep kendimi esas alıyorum, kendi sınırlarımı gözetiyorum ve yaşamış olmam gerekip, yaşamadığım muhtemel hayatları yazıyorum. O anlamda, bir düş dokuyucusu, kendi düşlerimin dokuyucusuyum.” “Okur asla yazarın hünerini sergilediğini düşünmemelidir. Bir yazar hünerli […] Yazının devamı ->

“İyi aileler zamanlarının yüzde doksanında rotadan çıkmışlardır! Anahtar, bir varış noktası duygusuna sahip olmalarıdır. Onlar, ‘rota’nın neye benzediğini bilirler. Ve zaman zaman tekrar rotaya girerler. “Bu, bir uçağın uçuşuna benzemektedir. Uçak havalanmadan önce, pilotlar bir uçuş planına sahiptirler. Onlar tam olarak nereye gittiklerini bilirler ve planlarına uygun olarak davranırlar. Ancak uçuş sırasında rüzgâr, yağmur, hava […] Yazının devamı ->

“Özgür Velioğlu, dünya üzerinde kötülük neden var? sorusundan hareketle hem bu kavramı hem de Türk sinemasına yansımasını anlatma çabasına girişiyor. Daha önce yayınlamış olduğu kitabıyla mutluluk kavramını sorgulayan yazar, bu defa kötülüğün çevresinde dolaşarak “Dünya üzerinde zaten hep kötüler kazanır” önermesinin yanlış bir avuntu olduğunu belirtiyor ve içi boşaltılan, özellikle medya yoluyla farklı yönleriyle ortaya […] Yazının devamı ->

Bizler düşündüğümüz ve inandığımız gibi hissederiz. Her türlü duygu hali gibi, kaygı da inanışlarımızın bir ürünüdür. Bazı düşüncelerimiz olgulara dayanır. Öyle oldukları için de gerçekçi olma olasılıkları yüksektir. Olguların desteği üzerine oturtulmuş inanç ve düşüncelerimizin bize yaşatacağı duygu halleri doğal ve gerçekçidir. Kaygının temelinde yatan inanışın dili, değerlendirici bir dildir. Kendine özgü bir mantık akışı […] Yazının devamı ->

“Bir insan daha genç sayılacak bir yaşta, üstelik sağlığı da yerindeyse, kendisine mezar yeri aramaya çıkmışsa ya gösteriş budalası, ya deli, ya da günahkârdır. Senin gözlerinde bir suçlu oturuyor. Belki istemediğin bir suç işledin. Çünkü suçluyla vicdanın durmadan yer değiştiriyor. Bir insan suçlu da olsa, yakasını vicdanına kaptırıyorsa, o iyi bir insandır. Senin vicdanın, senin […] Yazının devamı ->

İspanya İç Savaşı 1917’de Rusya’da başlayıp tüm dünyaya yayılan devrimlerin son halkasıdır. Seçimle işbaşına gelmiş sol hükümeti devirmek amacıyla generallerin ve faşist örgütlerin başlattığı darbe kısmen başarısız olunca, hem bir devrimi hem de uluslararası aktörlerin II. Dünya Savaşı’nın son provasını aldıkları bir iç savaşı tetiklemişti. Avrupa’da faşizmin yükselişinin de etkisiyle dünyanın dört bir tarafından devrimciler […] Yazının devamı ->

"Otellerde geçen hayatların kahramanları Sığınanlar, saklananlar, arayanlar ve peşlerine düşülenler Tutunmaya çalışanlar, İnatla ben de varım, yaşıyorum diyenler Oluruna bırakanlar… Tüm bunların arasında sıkışıp kalmış bir aşk… Kemeraltı’nın sesini işiteceğiniz, İzmirli bir hikâye…"   1. basım: Nisan 2017 168 sayfa Fiyatı: 15 TL Şiir-Manzum Hikâye: 9 Agora Kitaplığı: 517   Yazarın Agora'dan çıkan diğer kitabı: • Sağanak Fotoğraf […] Yazının devamı ->

“Evet, deliyim, Mademoiselle. Ama sıkıcı olmayan bir deli. Bakın işte, elinizdeki kitabın sayfasını katlıyorum. Eğer benden sıkılırsanız kaybedecek bir şeyiniz yok. Büyük üstat sizi sabırla bekleyecek. Ayrıca bu sabah güzel bir şey öğrendim. Kentiniz bana öğretti. Artık şemsiye kullanmayı biliyorum.” 1. basım: Nisan 2017 96 sayfa Fiyatı: 10 TL Türkçe Edebiyat: 54 Agora Kitaplığı: 518 […] Yazının devamı ->

“İyi bir hikâye anlattığım için beğenilmek: Benim büyük derdim, gerçek iddiam bu. Ben bir yazar olarak çok fazla insanla ve çok kolayca iletişime geçerim. Ama yazmaya oturduğumda -ki hayatımın özsel yanı budur- tamamen tek başımayım. Hiç kimse bana yardım edemez. Hiç kimse benim ne yapmak istediğimi tam olarak bilemez – bazen kendim de bilmem. Kimseden […] Yazının devamı ->

Yeni Düşünce Hareketi'nin önde gelen düşünürlerinden biri olan ve kişisel gelişim alanında mihenk taşı niteliğindeki kitapların yazarı Dr. Joseph Murphy (1989-1981), yaşamı boyunca dünyanın her köşesinde binlerce insana konferans vermiştir ve radyo programı milyonlar tarafından takip edilmiştir. Bu çabaları sırasında Dr. Murphy'nin üzerinde durduğu temel konu ise bilinçaltının gücünü fark eden bir bireyin hayatta huzura, […] Yazının devamı ->

“Bu kitap, otizmli çocuklarda sözel davranış tekniklerini kullanırlarken, ebeveynlere, eğitmenlere ve uzmanlara yardımcı olacak dostane bir ses niteliğinde”. Kimberley Barnes, Ed.D., CCC-SLP/L, Sertifikalı Konuşma ve Dil Patalojisti “25 yıldır, yılda bir kez sözel davranış üzerine ders veriyorum. Bunca zaman elimde böyle bir kitap olsaydı keşke, verdiğim eğitimler daha etkili olurdu.” John O. Cooper, Ed.D,. Emekli […] Yazının devamı ->