≡ Menu
freud-ve-cinsiyetcilik-kapa
yoruma-karsi-kapak
ursula-on-kapak
iyi-senaryo-kapak

1983'te "Bir Senaryoyu İşlerlikli Kılan Nedir?" konulu tezinde geliştirdiği bir çözümleme sisteminden hareketle senaryo danışmanlığına başladı. O tarihten itibaren, aralarında Ray Bradbury, Tony Bill, ITC Productions, Beyond Limited, Sundance Institute ve New Zealand Film Commission'ın da bulunduğu, dünya çapında yazarlar, yönetmenler, yapımcılar ve şirketlere danışmanlık hizmeti verdi. Ayrıca çeşitli kurumlara seminerler vermeyi, senaryoyla ilgili kitaplar […] Yazının devamı ->

freud-ve-cinsiyetcilik-kapa

Freud’un kadın gelişimi üzerine tezlerindeki androsantrik (erkek merkezli) ve cinsiyetçi bakış hakkında Türkçe kaynaklar son derece kısıtlı. Kadınları “karanlık bir kıta” olarak nitelendiren Sigmund Freud’un kadın gelişim kuramındaki erkek merkezli bakışı incelemeyi hedefleyen bu metni kitaplaştırma arzum tam da bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Sigmund Freud tartışmasız bir dahidir. İnsanı anlama olanaklarımızı derinleştiren psikanalitik kuramın kurucusu […] Yazının devamı ->

yoruma-karsi-kapak

“Eleştiri metni yazmanın, entelektüel bakımdan kendini ifade etme imkânını sağlaması kadar, entelektüel yükten kurtulmaya yarayan bir eylem de olduğu görülmüştür. Dolayısıyla ben de kendi payıma bu yolla, bazı zorlu ve dikkat çekici problemleri çözmüş olmaktan ziyade, o problemlerle işimi bitirmiş olduğumu söyleyebilirim. Fakat tabii, bu düşüncemin yanılsamalı bir izlenim olduğuna da hiç şüphem yok. Problemler […] Yazının devamı ->

ursula-on-kapak

“Bilim kurgu edebi bir gelenektir ve fantezinin değil, gerçekçiliğin çocuğudur. Gerçekçi bir hikâye, yaşanabilecek olmakla birlikte yaşanmamış bir konuyu ele alır, öyle değil mi? Birçok bilim kurgu hikâyesi, şu ân var olmayan, fakat gelecekte var olabilecek dünyalarla ilgilidir. Gerçekçilik de bilim kurgu da, gerçek olabilecek hikâyeleri ele alır. Fantezi ise muhtemelen gerçek olamayacak bir hikâye […] Yazının devamı ->

iyi-senaryo-kapak

“Senaryo yazmak hem bir sanat, hem de bir zanaattır. Senaristin yalnızca büyük bir sanatçı olmak için değil, senaryo yazma zanaatında harika bir noktaya gelmek için de öğrenip edinmesi gereken bir sürü beceri vardır. Zanaat öğrenilebilir bir şeydir ve senaryo yazma sanatıyla birleştirildiğinde harika bir filmin ortaya çıkmasının zeminini hazırlayabilir. “Dolayısıyla, harika bir senaryo ortaya çıkarmak […] Yazının devamı ->

bunuel-kapak

Tuhaf ve ciddi sinemacı Luis. Adının Türkçe telaffuzu ‘Luiz Bunyuel’. Bir realist, bir sürrealist, bir ateist, bir Hıristiyan, bir Marksist, bir anarşist, bir mistik, bir din karşıtı, bir Freudcu, bir post-Freudcu, bir sadist, bir ahlakçı, bir şair, bir şovmen olduğunu söyleyenler çok... Sinemaya dair görüşleri, halen daha yazılar, kitaplar, röportajlar ve derlemelerde yer almaya devam […] Yazının devamı ->

elestiriyi-calmak

Eleştiriyi Çalmak, 2008'den bu yana BirGün, Yurt ve Sol gazetelerinde, siyasetten sanata ve popüler kültüre dair yazdığım yazıların ana başlığıydı. Bu başlıktan hiç kurtulamadım. Çünkü hep mücadele ettiğim 1990 sonrası hegemonik atmosferi ve bu atmosfer karşısındaki duruşumu belirleyen bir vazgeçilmezdi. Kavram, öncelikle 1980 sonrası neo-liberal hegemonya içindeki bir ‘kapma’ faaliyetini gösteriyordu. Daha çok kültür endüstrisi […] Yazının devamı ->

turk-modeli-kapak-dusuk-coz

Türk modeli neydi? İki kelimeyle: İslami liberalizm. Türk modeli ortaya çıktığında küresel çaptaki iş çevreleri ile uluslararası anaakım medya  bu evliliğe övgüler yağdırmıştı. Küresel sistemin gözünde, İslam’ın yönetilebilmesini sağlayan en iyi koz Türk modeliydi. Ülke içindeki  tüm sermaye grupları ve elit çevreler de Batı’nın gözbebeği haline gelen bu modeli gururla savunuyorlar; modeli (bölge lideri olmaya […] Yazının devamı ->

kadro kapak

İki dünya savaşı arası dönemde, gerek Avrupa’da totaliter rejimlerin ve ideolojilerin yükselişe geçtiği gerekse Türkiye’de otoriter devlet modelinin ve tek parti iktidarının egemen olduğu koşullarda, 1932-1935 yılları arasında yayımlanan Kadro dergisi, siyasi ve iktisadi görüşleriyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekmiş ve tartışmaların odağı olmuştur. Kadro dergisi bugün de birçok araştırmacının ilgisini ve dikkatini çekmekte, siyaset […] Yazının devamı ->

yoksul tiyatro kapak

“Tiyatro, kostümsüz ve dekorsuz var olabilir mi? Evet, olabilir. Tiyatro, olay örgüsüne eşlik eden müzik olmadan var olabilir mi? Evet, olabilir. Tiyatro, ışıklandırma efektleri olmadan var olabilir mi? Kesinlikle olabilir. Tiyatro, metin olmadan olabilir mi? Tiyatro tarihi bunun olabildiğini de teyit etmektedir. Peki, tiyatro oyuncusuz var olabilir mi? İşte, tiyatro tarihinde bunu doğrulayan bir örnek […] Yazının devamı ->

[…] Yazının devamı ->

saganak kapak

Gönlümün tenhalığına düşünce anahtarım Çıkan sesi duydun mu? Kilit dert etmeyince ben de boşverdim Ki kapının ardı orada bile değildi De, den şöyle dursun Yalın halindeydim yalnızlığın   1. basım: Temmuz 2016 184 sayfa Fiyatı: 12 TL Şiir: 8 Agora Kitaplığı: 506 […] Yazının devamı ->

afilli kapak

“‘Kiminin felaketi kiminin kısmeti’ derler. Bu ülkede birilerinin kurtuluş mücadelesi toplumun kurtuluşa muhtaç bir başka kesimi  ya da kesimlerinin kâbusu oldu hep. Birbirimizi korkuta korkuta Korku İmparatorluğu'nu elbirliğiyle kurduk...  Birbirimizden korkar hale geldik. Su kadar berrak, kristal kadar parlak şiarlarla gelenlerin geçmişin lanetlilerini arattığı dünyamızda, karartılmamış söz bulamaz olduk. “Toplumun bir kesimi için yeşertilen umutlar, […] Yazının devamı ->

kaplan anne kapak

“Kaplan Anne’nin Zafer Marşı, ebeveyn-çocuk ilişkisinde bugüne kadar tanık olduğum en büyük tartışmayı başlattı. Time dergisine kapak oldu ve Amy Chua 2012 yılında dünyadaki en etkili 100 kişiden biri seçildi, Doğu’da ve Batı’da pek çok röportaja çıktı, Davos’a davet edildi ve daha nice başarılar elde etti. “Muhteşem bir müzik eseri dinlerken ya da bir sanat […] Yazının devamı ->

toplu oyunlar 3 kapak

Kemal Kocatürk‘ün dört cilt halinde yayınlanacak olan toplu oyunlarının üçüncü cildinde, aşağıdaki şu oyunlar yer almaktadır: • Kanatlı Doğanlar • Barış - Aristophanes   1. basım: Haziran 2016 208 sayfa Fiyatı: 20 TL Tiyatro kitapları: 35 Agora Kitaplığı: 504   Kemal Kocatürk'ün Agora'dan çıkan diğer oyun kitapları şunlardır: • Toplu Oyunları 2 (Kadın Oyunları) (2016) • Toplu Oyunları […] Yazının devamı ->

toplu oyunlar 2 kapak

Kemal Kocatürk‘ün dört cilt halinde yayınlanacak olan toplu oyunlarının (kadın oyunlarının toplandığı) ikinci cildinde, aşağıdaki şu oyunlar yer almaktadır: • Medeya • Su İzler • Kadın Darbesi     1. basım: Haziran 2016 192 sayfa Fiyatı: 20 TL Tiyatro kitapları: 34 Agora Kitaplığı: 502   Kemal Kocatürk'ün Agora'dan çıkan diğer oyun kitapları şunlardır: • Toplu Oyunları 3 (2016) […] Yazının devamı ->

1964, İstanbul doğumlu. İ.Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünden 1989 yılında mezun oldu. 1993 yılı baharında Usum Yangın Yerinde Su Damlacığı isimli ilk şiir kitabı yayınlandı. 2011 yılında Ay Çağırırken Ufukta adıyla otuz yıllık şiir birikimini tek bir kitapta topladı. Yirmiye yakın tiyatro oyunu uyarladı ve yazdı. Bu oyunların bir kısmı Devlet Tiyatrolarında, özel tiyatrolarda ve […] Yazının devamı ->

kocak kapak

Kemal Kocatürk'ün dört cilt halinde yayınlanacak olan toplu oyunlarının birinci cildinde, aşağıdaki şu oyunlar yer almaktadır: • Karagöz Müzikali • IV. Murat’ın Maskarası • Can Tarlası 1. basım: Mayıs 2016 280 sayfa Fiyatı: 20 TL Tiyatro kitapları: 33 Agora Kitaplığı: 500   Kocatürk'ün Agora'dan çıkan diğer oyun kitapları: • Toplu Oyunları 3 (2016) • Toplu Oyunları […] Yazının devamı ->

alt metin kapak

“Benim senaryo yazarlarına tavsiye ettiğim şey şudur: Alt-metni öyle bir şekilde kaleme alın ki, seyirciler gözleriyle gördüklerinden daha fazla şey olup bittiğini anlasınlar. Senaristler yolu işaret ederler. Anlam yüklü sözcükleri seçerler ve açığa çıkan davranışları, seyircilerin sadece bir konuşma ya da diyalogla kavrayabileceklerinden hayli daha fazla bilgi edinebileceği şekilde tarif ederler. “Büyük metinlerin katları vardır. […] Yazının devamı ->

travma anlatilari kapak dusuk coz

Sinem Evren Yüksel’in elinizdeki kitabı Travma Anlatıları: Türk Sinemasında Melodram ve Toplumsal Fantazi, melodramın bir anlamlandırma biçimi olarak nasıl işlediğini, modernlikle ilişkisi bağlamında toplumsal travmalarla nasıl bir ilişki içinde olduğunu ve hangi toplumsal fantazilere seslendiğini araştırıyor. Melodramatik unsurları yoğun olarak kullanan ve belli toplumsal travmaları aile ekseninde sorunsallaştıran üç filmi -Babam ve Oğlum, Gönül Yarası […] Yazının devamı ->

zayiflama kapak

Basit bir matematik yaparak başlayalım: İdeal kilonuza ulaşmak için şimdiden kaç kilo vermeniz gerekir? Beş kilo? On beş kilo ? Otuz ya da kırk kilo? Cevabınız hangisi olursa olsun, onu ikiyle çarpın. İşte, bu şekilde bulacağınız rakam, Zayıflamada pH Mucizesi kitabını okuyup özümsediğiniz ve önerilen yöntemleri uyguladığınız takdirde, ideal kilonuza ulaşmak için ihtiyacınız olan azami […] Yazının devamı ->

diyabet kapak

Diyabet, ‘dışarı atmak ya da katlanmak’ anlamına gelen eski Yunanca bir sözcüktür. Diyabetin en önemli bulgusu da, vücudun aşırı şekerden kurtulmak ve pH dengesini sağlamak üzere başvurduğu çare olan aşırı idrara çıkmadır. Fakat aynı zamanda diyabet, yönetilmesi mümkün olan, ciddi bir hastalıktır. Elinizdeki kitap size, Tip 1 ve Tip 2 diyabetleri kontrol altına almanızı sağlayacak […] Yazının devamı ->

din ve devrim kapak

“Din, yaşamları boyunca çalışıp yine de yokluk içinde yaşayanlara bu dünyada bulundukları süre zarfında itaatkâr ve sabırlı olmalarını, cefalarının mükâfatını cennette alacak olmalarıyla huzur bulmalarını öğretir. ... Din, sermayenin kölelerinin kendi insan suretlerini, insana az çok yaraşır bir yaşam taleplerini içinde boğdukları bir tür manevi içkidir.” “Devletin dinle hiçbir alakası olmamalıdır, dahası dinî cemaatlerin devlet […] Yazının devamı ->

tecavuz kapak dusuk coz

Film izlemek yapılabilecek en güzel boş zaman geçirme eylemi olarak karşımızda. Kendimizden, yaşadığımız ândan, bulunduğgumuz "maddi" dünyadan kaçabilmek için en doğru yer/zaman, filmlerle birlikte olduğumuz zamanmış gibi görünüyor. Oysa bu kaçma ve sığınma sürecinde acaba aslında ne kadar uzağa gidebiliyoruz? Hangi "büyük anlatı"larla ve söylemlerle aynı "gemide"yiz? Tecavüz, eril söylemin popüler filmlerde sürekli üretilmesine yarayan […] Yazının devamı ->

496) dus esintisi

"Ey okur, sisli bir kitap bu.  Aslında beni korkutuyor biraz, ama yine de elimden bırakamıyorum. Bir aşk ve cinayet kitabı sayılır. Bence yalnızca yüzeyde böyle, derinde bir gizem kitabı. Bu gizemi gri kara bir sisin içinde şöyle böyle görür gibi oluyorum, ama eminim, kitabı ikinci kez, hep seni düşünerek okursam sis aralanacak önümde. Sisin gerisinde insanı büyüleyip saracak bir […] Yazının devamı ->